Teknoloji Her Şeyi Çözebilir mi? Yeni Şiar: Çözümcülük (Solutionism)

Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt’in “Teknoloji her problemi çözebilir” ve Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in “Teknoloji dünyayı birbirine bağlayarak daha iyi bir yer haline getirecek” gibi sözleri, Silikon Vadisi’nde ortaya çıkan çözümcülük (solutionism) düşüncesinin temelini oluşturuyor. Bu düşünceye göre her sosyal, ekonomik ya da manevi sorun, teknolojik inovasyonlar sayesinde kolayca çözülebilir. Kavram özellikle Evgeny Morozov’un 2013 yılında yayımladığı To Save Everything, Click Here: The Folly of Technological Solutionism kitabıyla eleştirel biçimde tartışılmaya başlandı.

Çözümcülüğün yükselişi aslında Silikon Vadisi’nin tarihsel bağlamında şekillenmiştir. 1960’larda bilgisayar devrimiyle başlayıp 1990’lardan sonra internet devrimiyle zirveye ulaşan teknoloji patlaması, karmaşık sosyal sorunlara hızlı ve basit teknolojik çözümler bulma inancını körükledi. Bu yaklaşım, problemlerin temel nedenlerini araştırmaktan çok, teknik araçlarla semptomları ortadan kaldırmaya odaklanır. Örneğin, trafik problemlerini sürücüsüz otomobillerle çözmeye çalışmak, eğitim sorunlarını online platformlarla gidermek ya da kişisel sağlığı sadece akıllı cihazlarla kontrol altına almak bu anlayışın en belirgin örnekleridir. Fakat Silikon Vadisi’nin yenilikçi kültürünün bir sonucu olarak ortaya çıkan çözümcülük, toplumun daha derin sorunlarını basitleştirme ve demokratik süreçleri atlama tehlikesini içinde barındırıyor.

Bu yaklaşımın manevi ve dini alanda da etkileri oldukça belirgindir. Maneviyatı dijital uygulamalarla (meditasyon ve dua uygulamaları gibi) çözmeye çalışmak, insanoğlunun anlam arayışının derinliğini göz ardı edebilir. Manevi krizlerin kökenleri çoğu zaman teknolojinin çözemeyeceği varoluşsal ve etik sorunlardan kaynaklanır. Örneğin pandemi döneminde online ibadet platformları popülerleşti; insanlar fiziksel cemaatin sıcaklığını ve yüz yüze manevi desteği dijital ortamda tam anlamıyla bulamadılar. Bu durum, teknolojinin manevi problemleri çözme gücünün sınırlı olduğunu gösterdi.

Çözümcülüğün temel sınırlılığı, insan hayatının karmaşık sosyal gerçeklerini basitçe teknolojik sorunlara indirgemesidir. Bu, demokrasi, etik ve mahremiyet gibi temel insani değerleri göz ardı ederek teknoloji şirketlerinin gözetim gücünü artırabilir. Sosyal medyanın, başlangıçta iletişim ve demokratikleşme için bir fırsat olarak görülmesi fakat zamanla kutuplaşma ve dezenformasyonun merkezi haline gelmesi, çözümcülüğün beklenmeyen sonuçlarını açıkça gösteriyor.

Siyasette de çözümcülük giderek daha fazla etkili hale geliyor. Özellikle Trump yönetimi ve Çin’deki teknokratik yönetim modeli, çözümcülüğün siyasi stratejilere nasıl yansıdığını gösteren iki farklı örnek. Trump yönetimi, karmaşık sosyal ve ekonomik sorunları hızla çözmek için teknolojiyi ve iş dünyasının pratik yaklaşımlarını ön plana çıkardı. Silikon Vadisi’ndeki teknoloji devleriyle yakın ilişkiler kurarak, inovasyonu serbest piyasa yoluyla her sorunun çözümü olarak sundu. Ancak bu yaklaşım, sosyal medyanın manipülasyon aracı haline gelmesine ve ekonomik eşitsizliklerin derinleşmesine yol açtı. Çin’de ise çözümcülük, devlet güdümlü bir teknokrasiye dönüştü. Mühendis kökenli liderler, büyük veri, yapay zeka ve akıllı şehirler gibi teknolojileri kullanarak sosyal düzeni sağlamak ve ekonomik büyümeyi yönetmek için teknolojik çözümleri benimsedi. Ancak bu, bireysel özgürlüklerin azalmasına ve devletin vatandaşlar üzerindeki kontrolünün artmasına neden oldu. Bu iki örnek, çözümcülüğün siyasette nasıl farklı biçimlerde uygulanabileceğini ve teknolojiye aşırı güvenmenin, toplumsal ve etik riskler taşıdığını gösteriyor.

Sonuç olarak, teknoloji ancak doğru bağlamda ve insan odaklı bir anlayışla uygulandığında gerçek çözümler sunabilir. Bu nedenle teknolojik çözümler geliştirilirken demokratik süreçlere katılım sağlanmalı, etik kaygılar dikkate alınmalı ve insanı merkeze alan çözümler tercih edilmelidir. Böylece teknoloji, gerçek sorunları çözmekte araç olurken, insanın manevi ve toplumsal ihtiyaçlarını da gözeten bir araç haline dönüşebilir.


Yorumlar

“Teknoloji Her Şeyi Çözebilir mi? Yeni Şiar: Çözümcülük (Solutionism)” için bir cevap

  1.  Avatar
    Anonim

    Kaleminize sağlık hocam

    Beğen

Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et