Evden Gelme ve Eve Dönme: Psikolojik Temellerimiz

Bir yakınımızın bebeği oldu. Öğleden önce yanına gittiğimizde daha annesinin karnındaydı, birkaç saat sonra dünyaya geldi ve odaya getirdiler. Sanki bilinmez bir alemden bu dünyaya gelmiş gibi hissettim. Bebek, dünyaya gelişiyle birlikte açlığını hissettirerek hayatın mucizesini gözler önüne seriyordu. Halbuki daha yeni doğmuştu. Aynı günün akşamında mahallemizden bir arkadaşımızın annesinin ölüm haberini aldım. Daha birkaç gün önce hastanede rastlamıştım, biraz rahatsızdı ama ciddi bir durumu yok gibiydi. O da bu dünyadan başka bir yere geçti ve göçtü. Bu olaylar bana hayatın bir durak olduğunu düşündürüyor. Tıpkı bir hafta sonu tatili gibi… Pikniğe, tatile ya da gezmeye gideriz ama sonunda evimize dönmek isteriz. Fazla kaldığımızda sıkılırız, bunalırız. Bu dünya da böyle mi acaba? Gerçek yuvamız başka bir yerde mi? Yaşadığımız sıkılmalar, bunalımlar, psikolojik rahatsızlıklar, sürekli bir şeyler arayışımız belki de kendimizi tam anlamıyla “evimizde” hissetmememizden kaynaklanıyor olabilir mi?

İnsan doğduğunda ilk olarak kendini bir yere ait hissetmek ister. Ailemiz, arkadaşlarımız, yaşadığımız çevre… Bunlar bize bir güven duygusu verir. Psikolog Abraham Maslow’a göre, insanın temel ihtiyaçlarından biri aidiyettir. Kendimizi bir yere ait hissetmediğimizde huzursuz oluruz. Ancak modern dünyada her şey o kadar hızlı değişiyor ki bu aidiyet duygusunu bulmak zorlaşıyor. Sürekli taşınmalar, değişen yaşam koşulları, yeni iş yerleri, farklı insanlarla tanışmalar… Bütün bunlar bizi içsel bir arayışa sürüklüyor olabilir mi? Ya da ruhsal bir yolculuğa yönlendirmesi gerekmez mi?

Bebekler doğduklarında annelerine bağlanır ve güven hissiyle dünyayı keşfetmeye başlarlar. Psikolog John Bowlby’ye göre, erken çocukluk döneminde kurulan bağlar hayat boyu bizi etkiler. Çocukken yeterince sevgi ve güven görmediysek, büyüdüğümüzde bir yere ait olmakta zorlanabiliriz. Kendimizi hep bir boşlukta hissederiz. Siz de bazen kendinizi böyle hissettiğiniz oluyor mu?

Aidiyet duygusu yaşadığımız kültüre göre değişebilir. Kimi toplumlarda insanlar ailelerine ve sosyal çevrelerine sıkı sıkıya bağlıyken, kimilerinde bireysellik ön plandadır. Peki, globalleşen dünyada bu bağlar zayıfladığında ne oluyor? İnsan kendini daha yalnız hissediyor, değil mi? Her şey hızla değişirken, tutunacak bir yer bulmak zorlaşıyor.

Psikoloji bu noktada bize önemli bir gerçeği gösteriyor: İnsan ancak bir anlam bulduğunda yaşadığı sıkıntılara katlanabiliyor. Psikiyatrist Viktor Frankl, insanların en derininde bir anlam arayışı olduğunu söylüyor. Eğer bu anlamı bulamazsak, içimizde bir boşluk hissi oluşuyor. İşte bu yüzden bazen her şeyimiz olsa bile kendimizi huzursuz hissedebiliyoruz. Belki de içimizdeki eksik parçayı bulmaya çalışıyoruz.

Teknolojinin hayatımıza girmesiyle birlikte aidiyet duygusunu farklı yollarla tatmin etmeye çalışıyoruz. Sosyal medya, insanlara sanal bir aidiyet hissi sunsa da bu çoğu zaman yüzeysel kalıyor. Sosyal medyada ne kadar çok vakit geçirirsek, gerçek hayattaki ilişkilerimiz o kadar zayıflıyor. Takip ettiğimiz insanlar, beğeniler, yorumlar bize geçici bir mutluluk veriyor ama gerçekten ait hissettiriyor mu? Dijital dünyanın içindeyken kendinizi yalnız hissettiğiniz oluyor mu?

Peki, çözüm nedir? Psikologlar, bu duygularla başa çıkmak için farkındalık (mindfulness) ve kabul (acceptance) temelli yöntemleri öneriyor. Şu anı yaşamak, hayatın geçici olduğunu kabullenmek ve sosyal bağlarımızı güçlendirmek ruh sağlığımızı destekleyebilir. Ailemizle daha fazla vakit geçirmek, sevdiğimiz şeylere yönelmek ve kendimizi anlamaya çalışmak huzurlu hissetmemize yardımcı olabilir.

Sonuç olarak, hayatın kaçınılmaz gerçekleri karşısında hepimiz kendimize şu soruyu soruyoruz: Gerçek yuvamız neresi? Doğumla başlayan ve ölümle sonlanan bu yolculukta, kendimizi evimizde hissedebilmek için anlam arayışımız devam ediyor. Belki de önemli olan, bu arayışı fark etmek ve her anı daha anlamlı yaşamaya çalışmak.


Yorumlar

“Evden Gelme ve Eve Dönme: Psikolojik Temellerimiz” için 6 cevap

  1.  Avatar
    Anonim

    Hocam iyi bir noktayı işaret etmişsiniz, teşekkürler

    Liked by 1 kişi

    1. Ben teşekkür ederim

      Beğen

  2.  Avatar
    Anonim

    Sürekli boşluk duygusu içindeyim, ruhum bir yere ait olamama duygusuyla dolup taşıyor sık sık.

    Liked by 1 kişi

    1. Anlam kaybı yaşıyorsunuz sanıyorum.

      Beğen

  3.  Avatar
    Anonim

    Hocam kaleminize sağlık.

    Liked by 1 kişi

    1. Teşekkür ederim.

      Beğen

Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et