Ölçülü Olmayı Unuttuk Mu?

Erdemler dinlerde, felsefi geleneklerde ve düşünce ekollerinde önemli bir yer edinmiştir. Fakat bazı erdem ve değerler tedavülden kalkmış gibi değerlendiriliyor. Günümüz dünya görüşü, başarıyı tembihliyor. Başarı ve kazanç varsa değerlerin çok da önemi yoktur şeklinde bir düşünce kalıbının çoğu insan tarafından benimsendiğine şahit oluyoruz. Seküler veya muhafazakâr fark etmeksizin temel ölçüt, kazanmak olarak algılanıyor. Halbuki insanın adalet, cesaret, ölçülülük, bilgelik ve tevazu gibi birçok erdeme ihtiyacı vardır. Birey, psiko-sosyal ve manevi olarak değerlere su-ekmek gibi muhtaçtır. Bu bağlamı gözeterek bu yazıda yitik veya unutulmaya yüz tutmuş olan ölçülülük erdeminden bahsedeceğim.

Tarih boyunca dini gelenekler ve felsefi ekoller, ölçülülük erdemi üzerinde durmuştur. Sanayi devrimi itibariyle ölçülü olma ve davranma, yerini sınırsız üretim ve tüketim ilişkisine bırakmıştır. Örneğin insanın yeme alışkanlıkları bile üretime endekslenerek üç öğüne çıkartılmıştır. Üretim için insanın yemesi, daha fazla yemesi kârlı bir durum olarak değerlendirilmiştir. Maddi getirisi olmayan herhangi bir şeyle iştigal etme, sadece mistiklere özgü bir davranış gibi algılanmıştır.

Aristoteles dört kardinal değerin olduğunu ifade etmiştir; bunlar ihtiyat, adalet, cesaret ve ölçülülüktür. Hristiyanlık erdemi üç temele oturtmuştur. İnanç, umut ve sevgi olmadan olmayacağını belirtirken ölçülü olmayı vurgulamıştır. İslam dini ise her ne yapılırsa yapılsın -ibadet bile olsa- ifrat ve tefritten uzak durmayı ve vasatı yani orta yolu tavsiye etmiştir. Birey aşırıya kaçmamalı, geri kalmamalı ancak ve ancak normal ve orta olanı tercih etmelidir. İslam inananlara ölçülü olmayı bir ilke olarak koymuş ve kendini ölçü dini olarak tanımlamıştır.

Ölçülülük insanın kendini aşırı uçlardan koruması ve aşırı uçlara savrulmayı önleyebilmesidir. Kişinin duygu, düşünce ve davranışlarını yönetebilme becerisidir. Özellikle ölçülülükte affetme, alçakgönüllülük ve sabır ön plana çıkmaktadır. Bir insanın ölçülüyüm diyebilmesi için affetmeyi bilmesi, mütevazı olması ve karşılaştığı olumsuz durumlara karşı sabır gösterebilmesi gerekmektedir. 

Ölçülülük, insanın duygu, düşünce ve davranışları için de geçerli bir kavramdır. Son 15-20 yıldır psikolojide bu erdemin insanlar için vazgeçilmez olduğu tekrar keşfetmiştir. Ölçülülük, din için ne kadar gerekliyse dünya için de o kadar gereklidir. Psikolojide yapılan çalışmalarla birlikte ölçülülük erdeminin önemi tekrar anlaşılmıştır. Bu alanda çok önemli ve evrensel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, Çin’in kadim metinleri, Hint dini metinleri, antik ve ortaçağ felsefesi eserleri, İslam felsefesi müktesebatı, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam’ın kutsal kitapları taranmıştır. Buradaki temel amaç, ilgili eser ve metinlerdeki ortak ve evrensel erdemleri ortaya çıkarmaktır. Bu araştırmada, bilgelik, cesaret, alçakgönüllülük, adalet, ölçülülük ve aşkınlık olmak üzere altı temel erdem belirlemiş ve insanın mutlu olabilmesi için bu erdemlere kaçınılmaz olarak başvurması gerektiğini ifade etmiştir. Ölçülülük de tüm insanlık ve gelenekler için vazgeçilmez ortak bir erdem olarak belirlenmiştir. Bu nedenle psikolojide her geçen gün daha çok önem kazanmış ve çalışılmıştır.

Pozitif psikolojide ölçülülüğün temel ayakları; affetme, merhamet gösterme, alçakgönüllülük, ihtiyat ve kendini kontrol etme olarak belirlenmiştir. Bu erdemler insanın günlük yaşamını kolaylaştırmaktadır. Örneğin aile hayatında eşine ve çocuklarına bu değerlerle yaklaşan birisi, iyi bir eş ve iyi bir ebeveyn olacaktır. İş hayatında bu değerlerle yaşayan bir kişi daha başarılı olacaktır. Bu değerlere sahip bir dindar daha huzurlu bir yaşam sürecektir. Eğitim açısından bakıldığında çocuklara bu değerlerin öğretilmesi hem gelecek nesiller açısından hem de toplum sağlığı açısından oldukça önemlidir. Ölçülülük erdemini kazanmış bir birey, öğretmenine daha saygılı olacak, eşine daha iyi davranacak, çocuklarının daha iyi bir birey olması için çaba gösterecek, okulda arkadaşlarına zorbaca davranış sergilemeyecek, hoşgörüyü önceleyecek, toplum düzenine saygılı olacak ve kamu malına daha ihtimamlı davranacaktır. Bu açıdan ölçülülük, günlük yaşantımızın bir parçası olmak zorundadır.

Ölçülülükle ilgili yapılan çalışmalara bakıldığında birçok psikolojik soruna iyi geldiği görülmektedir. Psikolojik sorunu olmayan insanların da hayatını kolaylaştırmaktadır. Örneğin ölçülülük, depresyon, ilişki çatışmaları, dürtüsellik ve kaygı gibi birçok rahatsızlığı önleyebilmektedir. Ya da bu sorunları yaşayan kişilere çözüm olabilmektedir.

Ölçülülüğün sağlayan ve geliştiren alt erdemler olan affetme, merhamet gösterme, alçakgönüllü olma, ihtiyatlı davranabilme ve insanın kendine sahip olabilmesini daha fazla konuşmalıyız. Ailede, okulda, işte, ticarette ve günlük hayatta… Zira bu değerler çok büyük erozyona uğruyor. Özellikle günümüz insanının sabırlı olmasına yönelik çalışmaların artması gerekiyor. Ölçülülük bu açıdan çok büyük bir önem taşıyor.


Yorumlar

“Ölçülü Olmayı Unuttuk Mu?” için 3 cevap

  1. Özlü bir yazi olmuş, tebrik ediyoruz

    Liked by 1 kişi

    1. Teşekkür ederim

      Beğen

  2. Üstümde yıldızlı gök demişti Königsbergli

    içerimde ahlak yasası.
    Günümüzde çok daha da içeride ahlak yasası. Tutsak bir halde.

    Liked by 1 kişi

Sezai Korkmaz için bir cevap yazın Cevabı iptal et