Furkan bölüme dgs sınavıyla sonradan gelmişti. Ortama uyum sağlamaya çalışıyordu. Vizelerde en yüksek notları kendisi almıştı. Sınıf arkadaşları kendini pek benimsemiyordu, buna bağlı olarak morali bozuluyordu. Bir gün arkadaşlarından biri beraber ders çalışırken “bana yanlış veya eksik anlatmazsın değil mi” diye sormuştu. Bu soru karşısında şok olmuştu. Furkan dışlanmasının nedenini bir türlü bulamıyordu. Bir gün arkadaşlarından biri, Furkan’a “ders notunu istesek vermezsin galiba versen de eksik ya da yanlış olanları verirsin” imasında bulundu. Bunun üzerine Furkan bunu nereden çıkarttığını sordu, arkadaşlarıyla oturup bu konuyu konuştular. Aslında bu imaların sahibi kendine yakın olduğunu hissettiği Yusuf’tu. Yusuf, Furkan hakkında kötü şeyler söylemiş, samimi davranışının altında yapaylık olduğunu, iyilik bile yapsa kendi çıkarı için yaptığını bu nedenle arkadaşlık kurmamalarını hatta onunla ders çalışmamaları gerektiğini söylemişti. Zaten Furkan’ın hem alaycı hem de kibirli olduğunu belirtmişti. Bunun hepsini bizzat yaşayıp öğrendiğini aktarmış ve her fırsatta bu düşüncelerini empoze ettiği için sınıftakiler de önyargı oluşturmuştu.
Bu yazıda sinizm (cynicism) ve sinik (cynical) tipli bireylerden bahsedeceğim. Sinizm ve sinik kavramları günlük dildeki kullanımdan psikolojide farklılaşır. O yüzden bu yazıda psikolojideki “cynical” anlamında kullanacağım. Bu kavramı kinik olarak kullanan olduğunu gibi sinik olarak kullanan da vardır. İngilizce’de sinik olarak okunur. Türkçe’ye alaycı, şüpheci ve küçümseyici olarak çevrilir.
Sinik kimseler, insanlara olumsuz yaklaşır, güvenmez ve güvenilmemesi gerektiğini ısrarlı ifade eder. Yukarıdaki örnekte, Yusuf sinik kişiliği temsil eder. Belki kıskançlığından belki başka bir nedenden dolayı Furkan’a karşı oldukça olumsuz yaklaşmakta ve diğerlerine bunu dikte etmektedir. Halbuki Furkan özünde iyi olmaya çalışan ve insanlara iyi davranan bir bireydir.Bunların en temel özelliklerinden birisi insanlara karşı olumsuz düşünce beslemesidir. Ne olursa olsun zor beğenir, çok iyi yapılmış bir işte bile kusur bulmaya çalışır ve sürekli eleştirir. Bu eleştiri yıkıcı özellik gösterir. Bir kimse ağzıyla kuş tutsa sinik bir bireye yaranamaz. Bunun temelinde de olumsuz kusur arama özelliği yatar.
Sinik bireyler dürüstlük, affetme, adalet ve samimiyet gibi durumların çıkarlar için kullanıldığını ifade eder. Erdemlerde dahi kötülük aramaya meyillidir. Bir zengin bir fakire açıktan yardım ediyorsa bunu şan ve şöhreti için yapıyordur, gizli yapıyorsa kendi egosunu beslemek için bu davranışa yöneliyordur diye düşünür. Her ne yapılırsa yapılsın sinik bireyin olumsuz nazarından kaçmak mümkün değildir. Onlar, iyilik yapan bir insan çıkarı gereği iyilik yapar, adaletli davranan birisi çıkarı gereği adalet gösterir. Samimi davrananlar çıkarı gereği samimi davranır düşüncesindedir. Yukarıdaki örnekte Furkan’ın iyilik yapması, insanlara samimi davranması, Yusuf tarafından bir çıkar olarak nitelendirilebilir.
Sinizmin en temel niteliklerinden birisi umutsuzluktur. Bu kişiler her olaya ve her kişiye umutsuz bakarlar. Meydana gelmesi en muhtemel olayları bile olmaz ya da olmamalı diye düşünürler. Buna bağlı olarak başa çıkma durumları zayıftır ve çabuk yılma davranışları gösterirler. Herhangi bir durum karşısında hemen vazgeçmeye gönüllüdürler. Onların tükenme risk faktörleri ve hayal kırıklık seviyeleri de çok yüksektir.
Sinik bireyler, insanlara aşağılama, iğrenme ve güvensizlik duygularıyla yaklaşırlar. Aslında kendi “alçaklık komplekslerini karşıya yansıtarak, onları kendi seviyelerine indirmeye çalışırlar. Kendileri diğer insanlardan iğrendiği ve güvenmediği gibi başkalarının da kendileri gibi düşünmelerini isterler. Yani onlara göre herkesten iğrenilmeli, hiç kimseye güvenilmemelidir. Örneğimizdeki Yusuf’un tavrı da aşağılama, iğrenme ve güvensizlik duygusuyla iç içedir. İnsanları yönlendirmeye çalışması da sinik bir birey olduğunun en temel göstergelerindendir.
Sinikler olaylara ve kişilere alaycı, kötümser ve şüpheci yaklaşırlar. Kendileri bir şeyi başaramadığında diğer insanların da kendileri gibi olması için çabalarlar. Ya da herhangi bir olayı, alaya alarak onun önem derecesini düşürmeye çalışırlar. Bir olay veya kişiye karşı ilksel düşünceleri kötümserdir ve kötümserlik önyargısı baskındır. Ayrıca güven duyguları sağlam olmadığı için şüphecidirler. Örnekte Yusuf’a göre Furkan iyi niyetli olsa bile ders çalışırken yanlış yönlendireceği için ve ders notlarını bilerek isteyerek yanlış ve eksik vereceği için güvenilmemelidir.
alipalabiyik46 için bir cevap yazın Cevabı iptal et