Seçim Hoşgörüsü ya da Hümanizması

Ülkemizde sık sık seçimler oluyor. Artık hayat rutinlerimizden biri haline geldi. Seçimler yaklaştığında adayların hoşgörülü ve kucaklayıcı davranışları tüm insanlığa örnek gösterilecek nitelikte. Adaylar iletişim timsali ve anlayış abidesi oluyorlar. Bazıları bu davranışları içselleştirmiş olarak yaparken bazıları bunu dışsal etkiler dolayısıyla yapıyor. Bunu psikolojide içsel ve dışsal davranış sergileme olarak adlandırıyoruz.

İçsel motivasyona sahip olan kişiler, karşıdaki insanla iletişim kurarken herhangi bir beklenti ve çıkar gütmezler. Dışsal motivasyona sahip olan kişiler ise iletişimi kendi amaçlarına kurban ederler. Biriyle etkileşim kurarken bir hedefini gerçekleştirmeyi amaçlar. Ve bu doğrultuda hareket eder. Çevrelerindeki birçok şey sadece araçtır. Örneğin oy almak için karşıdaki insana katlanmak ve onunla sohbet ediyor olmak dışsal motivasyona sahip kişilerin sergilediği davranış biçimidir.

Oy almak için siyasetçilerin çoğunluğu dışsal güdüyle hareket eder. Aynı zamanda insanın temel haklarından olan erdemleri de buna göre ortaya koyar. Örneğin son derece hoşgörülü davranmaları seçim için yapılan bir yatırım olarak yorumlanabilir. Fakat hoşgörü ve alçakgönüllülük, seçimin konusu olmaması gerekir.

Seçim, demokratik bir davranış şeklidir. Bazen insan haklarına dair olan her şeyin demokrasinin de içinde olduğu varsayılıyor. Hâlbuki temel erdemler ve insanın sahip olduğu haklar demokrasinin konusu olamaz. Demokrasi, yöneten kişilerin oy çokluğu ile seçilmesidir. Sadece yönetmeye aday kişilerin oylanmasını içerir. Örneğin insanlara saygılı ve anlayışlı olma, demokrasinin konusu olamaz. Yani çoğunluğa, “hoşgörülü davranmalı mıyız” diye sorup çoğunluğun belirlediği fikre göre davranamayız. Hoşgörü insan için her zaman kazanılmış bir haktır.

Şu anda seçim arifesindeyiz. Özellikle kırsal ve daha az gelişmiş mahalleleri gezdiğinizde kaçak yapılara herhangi bir denetim olmadığı görülüyor. Hâlbuki yeni  deprem atlatmış bir coğrafya bu konuda daha duyarlı olup yapıların sağlam yapılmasına özen göstermelidir. Oysaki seçim hoşgörüsü adı altında insanların hatalar yapmasına izin veriliyor. İnsanların içinde yaşadığı evlerin sağlam olmaması, ölümlerle sonuçlanıyor. Bunu daha yeni tecrübe ettik. Yaşam, insanın en doğal hakkı iken seçim hümanizmasıyla hareket edildiği için insanların kaçak yapılar kurmasına göz yumuluyor.

İnsanların temel haklarının demokratik durumlardan ayrışması gerekiyor. Özellikle seçime doğru yasal ve denetime dair gevşemeler olduğu görülüyor. Çoğu kişi tarafından demokrasi ile insan hakları ve erdemler aynıymış gibi algılanıyor. Bu iki durumun birbirinden tamamen ayrı olduğunu bilmemiz gerekiyor. Demokrasi, sadece yöneticilerin seçilme biçimidir. Oysaki insanın sahip olduğu haklar zaman ve mekânla değişmez. Yönetim şekli ne olursa olsun insanın temel hakları hiçbir zaman değişiklik gösteremez.


Yorumlar

“Seçim Hoşgörüsü ya da Hümanizması” için 6 cevap

  1. Hocam güzel tespitler içeren bir yazı olmuş elinize sağlık. İyimser ve hoşgörülü tavır özelliklerini nüfusu çok olan memleketlerde daha çok görmekteyiz. Öyleki artık midemiz bulanıyor. :))

    Liked by 1 kişi

    1. 🙂 Haklısınız, teşekkür ederim.

      Beğen

  2. Kalemine sağlık hocam

    Liked by 1 kişi

    1. Teşekkür ederim.

      Beğen

  3. Hocam ben demokrasiyle insan hakkının aynı olduğunu zannediyordum, elinize sağlık

    Liked by 1 kişi

    1. Teşekkür ediyorum.

      Beğen

Yorum bırakın