Memnuniyetsizlik Psikolojisi

Banka Müdürü Melih Bey, toplantı için yola çıkmış, nihayet mahalli istikametine varmıştı. İçeriye girdiğinde salonda biri ellilerinde diğeri daha genç yönetici vardı. Odadakiler memleket meseleleri hakkında konuşuyordu. Melih Bey içeriye merhaba deyip girdi, diğerleri merhaba, hoş geldiniz deyip kendilerini tanıttılar. Diğer iki kişi olumlu ve canlı bir sohbet yürütüyordu, bazen can sıkıcı olaylardan bahsetseler de espri patlatıp kahkaha atmayı da eksik etmiyorlardı. Melih Bey bu duruma içten içe kızar gibi oluyordu ki zaten yüzünü sallandırıyordu. Melih Bey tüm olumsuz ruh halinden hız alarak sohbete dâhil olmaya çalıştı, “bu memlekette insanların mutlu olması nasıl mümkün olacak ki! Bu kadar aksaklığa rağmen insanların gülebilmeleri beni şaşırtıyor” minvalinde şeyler söyledi. Ardından “daha önce asgari ücretten on kat fazla maaş alıyorduk. Şimdi ise takribi asgari ücretin dört-beş katına düştü” diye devam etti. Hep beraber biraz toplum mutluluğu ve gelir hakkında konuştuktan sonra toplantı içeriğini konuşmaya başladılar. Melih Bey bu sefer konuyu oğluyla çatışmasına ve aile efradına getirdi. Oğlunun daha iyi yerlere gelmesi gerektiğinden, kendine yeterince değer verilmediğinden, aile efradının layık olduğu yaşam standartlarında yaşamadıklarından şikâyet etti. Oğlunun bu durumdan kendini suçladığını anlatıyordu. Genç olan yönetici sıkılmış olacak ki dışarı çıkma gereği hissetti. Ardından diğer arkadaşı da onu takip etti. Koridorda kendi aralarında konuşmalar yaparken, Melih Bey de sohbete dâhil olmak üzere yanlarına gitti. Tabi bu seferde oğlunun işe girerken nasıl haksızlığa uğradığından ve kendi zoruyla okutmaya çalıştığı bölümü bırakmasından bahsetmeye başladı. Hâlbuki Melih Bey’in oğlu bir şirkette üst düzey yönetici olmuş, karısı okulda müdür yardımcılığı yapıyor ve kızı da iyi bir üniversitede eğitimine devam ediyordu. Dışarıdan bakıldığında vahim bir durum yok gibiydi…

İnsanlar doğumdan itibaren kendini bilinceye kadar hayatı daha akışta yaşıyor. Bebekler ve çocuklar yaşamı coşkulu tecrübe ediyor. Bireyler kendi kendini anlamaya başladığında tatminsizlik ortaya çıkıyor. Çevrenizdeki şikâyetlerin temel sebeplerinden birisi aslında budur. Yetişkinler, çocuklar kadar olduğu anın kıymetini bilemiyor. Bu da insanların memnuniyetsizliğine yol açıyor. İnsanlığın fıtratında var olan tatminsizlik çatışmasına kapılıyorlar. Dışarıdan bakıldığında hiç de kötü olmayan durumlarda bile yakınmayı tercih edebiliyorlar. Melih Bey örneğinde olduğu gibi.

İnsanların güç ve iradesi arttıkça tatminsizlik de artabiliyor. Bencillik ve narsistik duyguları çoğaldıkça insanların memnuniyetsizliği çoğalıyor. Olumsuz duygularla tatminsizlik arasında paralel bir ilişki var. Birbirine eşlik eden durumlardır diyebiliriz. Tüketim çağı, tatminsizliği sürekli kamçılıyor. İnsanların daha fazlasını istemesine yönlendiriyor. Tüm araçlar, internet, sosyal medya, influencerlar, ünlüler ve televizyon gibi kitle iletişim araçları insanlara “aman memnun olmayın” diye tembihliyor. Örneğin twittera yarım saat baktığımızda “yahu bu dünya ne kadar kötü bir yermiş” diyorsunuz. Halbuki gerçek dünyamıza baktığımızda o kadar da kötü olmadığını anlıyoruz.

İnsanlar dünyaya düştüğünden beridir hep daha fazlasını istiyor. Deyim yerindeyse daha hızlı, daha büyük, daha güçlü, daha güzel ve daha daha diye devam edip gidiyor. Daha fazlasını isteme durumu sadece maddi olan şeyler için değil, duygusal, sosyal, entelektüel ve diğer birçok şey için geçerlidir. Örneğin dışarıdan bakıldığında örnekteki banka müdürünün şikâyet edecek pek bir şeyi yokken, genel anlamda maddi şeylerden yakınıyor.

Memnuniyetsizlik oluşturan şeyler; istenilen nesne veya arzu edilen durumun kendisiyle ilişkili değildir. Daha çok insanın arzu beslemesi ve bunun yerine gelmemesiyle ilişkilidir. Yani Maybach’ımız yok diye dövündüğümüzde, bu yakınma aracın kendisinden kaynaklanmaz. Daha çok o araca karşı beslemiş olduğunuz yoğun duygu neticesinde yakınma veya tatminsizlik ortaya çıkar. Elde edememe durumu, insanı duygusal ve psikolojik olarak yorar. Bu da aslında mutluluk ve huzuru yok eder. Aslında Melih Bey’in insanlara karşı şikâyet halinde olması, daha yeni girdiği bir ortamda ailesinde problem olarak algıladığı sıkıntıları anlatması bu durumu özetliyor. Mutsuz ve yakınma halinde olmasının altında tatminsizlik ve daha fazlasını isteme durumu yatıyor.

Tatminsizliğin kökeninde eksiklik duygusu ve daha fazlasını elde etme arzusu vardır. Elindekiyle yetinmeme durumu insanın memnuniyetsizliğini artırıyor. Yukarıdaki banka müdürü örneğine bakıldığında Türkiye ortalamasının üstünde bir yaşam koşulu olmasına rağmen memnuniyetsizlik olduğu görülüyor. Melih Bey’in sorunu kendini eksik görmesi ve bir şeylerin olmadığını düşünmesi ve daha iyisi olabilirdi düşüncesidir. Tatminsizlik kişilik özelliği değildir. İnsanın düşünce kalıpları ile ilgidir. Eğer insan elinde olan şimdilik yeterli diyemiyorsa mutsuz olmaya mahkûm oluyor.

Tatminsizliğin çözümü yetinmeyi bilmektir. Bu çalışmamak veya çabalamamak anlamına gelmiyor. Tüm çabayı gösterdikten sonra bundan sonrası benim sorumluluğumda değil bilinci geliştirebilmektir. Diğer bir ilacı, şükür ve teşekkür edebilmektir. Yaratıcıya verdikleri için şükretmek ki bunu gün içinde çokça yapmak gerekiyor. İnsanlara da yaptıklarına karşılık olarak teşekkür edebilme erdemini göstermek tatminsizliği azaltıyor. Yine tevekkül ve kanaate yönelmek de memnuniyetsizliği iyileştiriyor.


Yorumlar

“Memnuniyetsizlik Psikolojisi” için 11 cevap

  1.  Avatar
    Anonim

    Günümüz hastalığı, önüne gecilemeyen bir yariş, yanlış rol modeller … dünya sevgisi hastalığına yakalandık…

    Liked by 1 kişi

  2.  Avatar
    Anonim

    Her geçen gün eskiye Özlem daha çok artıyor hocam.
    Bayramdan bayrama alınan bir kıyafet ve ayakkabıyla başucumuzda sabahlamak ne kadar mutlu ederdi bizleri.
    Șimdilerde insanların varlığı arttıkça Şükrü de azalıyor. Ve giderek memnuniyetsiz ve dahada aç gözlü oluyor.
    İnsanoğlunun altından bir dağı olsa, ikincisini istermiş.
    O yüzden insanın gözünü ancak bir avuç toprak doyurur hocam..

    Liked by 1 kişi

    1. Erol Güngör, refah arttıkça şikayet artar der.

      Beğen

  3.  Avatar
    Anonim

    Hocam bazı insanların memnuniyetsiz olması haklı bence, durumlar zorlaştı.

    Liked by 1 kişi

    1. Haklı memnuniyetsizlikler kabul edilebilir haklısınız.

      Beğen

  4.  Avatar
    Anonim

    Harika olmus emeginize saglik.

    Liked by 1 kişi

    1. Teşekkür ederim.

      Beğen

  5.  Avatar
    Anonim

    Yine çok güzel bir yazı hocam

    Liked by 1 kişi

    1. Çok teşekkürler.

      Beğen

  6.  Avatar
    Anonim

    Benim gördüğüm fakir olanlar daha mutlu sanki, para mutluluk getirmez.

    Liked by 1 kişi

    1. Belli düzeyde maddi gelir olması gerekiyor, gelirin az olması da memnuniyetsizliği artırıyor.

      Beğen

Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et