Ahmet ayaklarını sürüye sürüye yürümeye çalışıyordu. Vücudunda derman kalmamıştı. Nihayet evlerinin enkazına ulaştı. Yaşadıkları ev bombardıman sonrasında yerle bir olmuştu. Yakın bir geçmişte ailecek kahvaltı yaptıklarını ve onların hayatta olduğunu güç bela hatırlıyordu. Zihni o kadar dağılmıştı ki çevresinde dönen olayları anlamlandırmaya uğraşıyordu. Kendi çalışma masasını gördü yıkıntılar içinde. Masanın üstünde ayakları kana bulanan beyaz bir güvercin duruyordu. Oraya doğru yürüdü, kuş sanki duyarsızlaşmıştı, uçmaya veya kaçmaya niyeti yoktu. Ahmet toz pis içinde yıpranmış defterini gördü, içinde kalemi de vardı, alıp şöyle bir göz gezdirdi. Her yeni yıl başlangıcında hedeflerini yazardı. Tabi bu yıl, İsrail tüm Gazze’yi yerle bir etmeye başlayınca tek amaçları yaşayabilmek olmuştu. Maalesef tüm aile bireyleri saldırılar sonucunda şehit olmuştu. Sadece hayatta kalan kendisiydi. Defterine kocaman bir 2024 yılı yazdı. Ama içinden hiçbir şey yazmak gelmiyordu yine de kalemini gönülsüzce oynattı: Yaşamak ve bir gün hesap sorabilmek… Tekrardan normal bir yaşama dönebilmek ve ailesinin mezarını yaptırmak diğer yeni yıl amaçlarındandı. Filistin’in bir gün bağımsız ve güçlü bir devlet haline gelmesini temenni olarak yazdı. Ahmet biraz duraksayınca düşünceler içinde boğulmaya başladı. Umutsuzluk ve yalnızlık… Defterini kapatarak amaçsızca yürümeye başladı tekrar harabeyi dönmüş sokaklarda…
Çoğumuz yılbaşında hedefler belirleriz. Okul, iş, mutluluk ve para gibi şeyler olabiliyor bunlar. Güvenli alanlarda yaşadığımız için gelecekle ilgili planlar yapabiliyoruz. Yaşadığımız yer, yeni yıl hedeflerimizin içeriğini de etkiliyor haliyle. Yukarıdaki olayda, Ahmet gibi Filistinli insanlar sadece yaşayabilmeyi ve yakınlarının ölmemesini diliyor. İsrail zulmünde yaşayan insanlarla empati kurduğumuzda her şeyin rengi griye dönüyor. Çaresizlik, kimsesizlik ve zulüm… Bu açıdan Ahmet’le yıllık yapılacak listesi kıyaslanabilir.
Yeni yılda koyulan hedeflere dair yapılan anketler yapılıyor. Forbes dergisi tarafından 2023 yılının Aralık ayında insanlara 2024 yılı için aldığınız kararlar nelerdir diye sorulmuştur. Ankete katılanlar birden fazla seçenek işaretleyebilmektedir. Ankete dâhil olanların %64’ü yeni yıl kararı alma konusunda baskı hissediyor ve her yıl yeni yıla dair kararlar alıyor. Özellikle kadınlar bu konuda daha istekli davranıyorlar.
İnsanların %48’i gelecek yılda spor salonuna gitmeyi ve fit bir vücuda sahip olmayı istiyor. %38’i daha fazla gelire ve ekonomik koşullara sahip olmak için kararlar alıyor. %36’sı ruh sağlığını düzenlemeyi hedefliyor. Yani daha olumlu ve mutlu bir ruh hali yaşamayı arzuluyor. %34’ü gelecek yılda kilo vermeyi amaçlıyor. Ve %32’si daha iyi bir beslenme planı oluşturuyor. Öne çıkan yeni yıl planlarını sıralayacak olursak;
- Spor yapmak ve fit bir vücuda sahip olmak
- Daha fazla para kazanmak
- Ruh sağlığını düzenlemek
- Kilo vermek
- Daha sağlıklı beslenmek
Bu hedeflere bakıldığında insanların daha çok kendine yoğunlaştığını ifade edebiliriz. Örneğin başkasıyla ilişkileri geliştirmek, gezmek, kitap okumak ve yeni şeyler öğrenmek gibi durumlara yönelen insan sayısı oldukça az görünüyor. Kendini güvende hisseden ve ülke/devlet çatısı altında olan insanlar ifade edilen beş maddeye yoğunlaşırken Suriye ve Filistin gibi yerlerdeki insanlar sadece hayatını sürdürebilmeyi istiyor. Bu açıdan dünyadaki eşitsizlikler insanın yaşama hakkını dahi alıyor diyebiliriz.
Yeni yıl kararı alan insanlar, bir veya iki-üç ay içinde planlarından saptıklarını söylüyor. Yani her ne kadar önümüzdeki yıl için plan yapılsa da çoğunluk birkaç ay içinde kararlarını uygulamaktan vazgeçiyor. Yılın tümünde yani aralık ayına kadar kararlarından ve hedeflerinden vazgeçmeyenler %1’i oluşturuyor. Buna göre insanlar yeni yıl için karar alıyor fakat çok azı bunları hayata geçirebiliyor. O azınlık insanlardan olmak bizim azim ve sebatımızla ilişkili gibi duruyor.
Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et