Geçenlerde aracımızın rutin bakımlarını yaptırmak için sanayiye gittim. Artık randevu sistemiyle gidebiliyoruz malum. Neyse tamirhaneye vardım, ustayla hoşbeş ettikten sonra benden önceki arabanın bakımının bitmesini bekliyordum. Bu arada birisi arabanın sorunlarını anlatıyordu. Konuşan kişinin yanında otuzlarına yaklaşmış bir arkadaş duruyordu. Genç arkadaş, alt-üst eşofmanlarıyla spor ve rahat giyinirken yanındaki beyefendi kravatsız yarı resmi giyimliydi. Konuşmalarından baba-oğul oldukları anlaşılıyordu. Baba, ustaya hemen oğlunu tanıtmaya başladı, “oğlum edebiyat öğretmeni, bu arabayı aldım, verdim kendine, şimdi bununla okula gidip geliyor. Arabanın bazı sorunları var, bakımları da geldi, bizde onun için geldik” dedi. Eklemeye devam etti; “aslında epeydir kendine git Rıza Tevfik ustaya diyorum ama çekiniyor sanayiye gelmeye, o yüzden iş başa düştü, mecbur ben getirdim. Geçen yine ben getirmiştim hatırlarsan ustam. Şimdiki gençler pek dışarı çıkmak istemiyor, tabii devir değişti, bizim zamanımızda bu yaşlarda her şey senin üstüne olurdu. Şimdiki gençler her şeyden kaçıyor” diyerek şikâyetten ziyade memnuniyet ifade eder gibiydi. “Bunun böyle durduğuna bakma usta, bizim sözümüzden hiç çıkmaz, annesinin istediği kızla evlendi çok şükür. Tabi bize maddi-manevi yardımcı olmak düşer” dedi. Usta da ekşimtırak yüzüyle ara sıra “maşallah, maşallah” ara sıra da “suphanallah” diyordu aceleyle. Genç arkadaş ise neredeyse hiç konuşmuyor, kaçınmacı bir gülümsemeyle kafa hareketleri yaparak sadece babasını onaylıyordu.
Bu olayı aktarmamın sebebi son zamanda helikopter ebeveynliğin iyiden iyiye her yerde hissedilmeye başlanmasıdır. Uzun zamandır bu konu hakkında yazmak istiyordum. Helikopter anne-babalık, nevrotik ebeveynlik veya ileri derece anne-babalık rolüne kendini kaptırmak olarak da adlandırılıyor. Yukarıdaki anlatılan olaya baktığımızda baba, yetişkin olan oğlunun birçok sorumluluğunu sahiplenmiş görünüyor. Birçok şeyi ebeveyn üstlenmiş ve çözeceğini düşünüyor. O yaşlarda olan birinin artık özerk olarak hayatını sürdürmesi beklenirken anne-baba, korumacılığını hala devam ettiriyor gibi duruyordu. Aslında genç-yetişkin kişinin dışarı çıkmak istememesi, aracının sorunlarını kendi çözmek istememesi ve annesinin istediği kızla evlenmesi gibi birçok durum hayata karşı pasif duruşunu gösteriyor.
Helikopter anne-babalar, çocuğun etrafında pervane oluyor. Çocuk, hayatlarının merkezine yerleşiyor. Sanki kendi hayatlarını bir kenara bırakıp sadece çocuğun yaşamına odaklanıyorlar. Genel itibariyle bu davranış örüntülerini, tek veya iki çocuklu aileler sergiliyor. Anneler buna daha yatkın ve eğilimli duruyor. Ve çocuğun her şeyine kendileri karar vermek istiyor. Bu her şey, gerçek anlamda her şeyi kapsıyor. Helikopter ebeveynlere sahip olan çocuklar, yaşı kaç olursa olsun anne-babaya muhtaç şekilde yaşıyor. Zaten anne-babalar da çocuğun kendilerinden hiçbir zaman kopmasını istemiyorlar. Bu nedenle aile üyeleri kendi aralarında bir tür bağımlı ilişki geliştiriyorlar.
Helikopter ebeveynliğin birçok sebebi olabiliyor. Bazı anne-babalar kendi çocukluklarında yaşadıkları yoksunluğu çocukları üzerinden gidermek istiyor. “Ben yapmadım çocuğum yapsın, ben yaşamadım çocuğum yaşasın” diyorlar. Bu durum da çocuğun hayatında olumsuzların yaşanmasına neden oluyor. Çocuğun üzerine çok titremenin nedenleri arasında kaygı ve korku gibi duygular da bulunuyor. Anne-baba okulda, iş hayatında ve daha ötesinde aile hayatında aksaklıklar yaşamaması için aşırı korumacı davranabiliyor. Örneğin okulda başarısız olma hakkı tanınmıyor, iş hayatında kendi ayakları üzerinde durulmasına izin verilmiyor, arkadaş ve eş ilişkilerinde sorunları kendilerinin çözmesine zaman tanınmıyor. Hal böyle olunca sorunlu ilişkiler yumağı sürekli büyüyor.
Bazı ailelerin fazla korumacı olması ve çocuğa kul köle olması, böyle olmayan aileleri kötü hissettirebiliyor. Normal anne-babalık yapmaya çalışan kişiler durup “acaba ben çocuğuma haksızlık mı yapıyorum, neden ben de çocuğuma bu derece ilgili değilim” diyerek kendileri suçlayabiliyorlar. Ya da sağlıklı ilişki yürütmeye çabalayan ebeveynler, çocukları tarafından suçlanabiliyor. “Arkadaşımın annesi/babası her dediğini yapıyor, sen kurallar koyuyorsun, benim özgürlüklerime karışıyorsun” diyerek ithamlarda bulunabiliyor. Özellikle ergenler bu durumu daha çok kullanıyor. Çünkü ergenler her isteğinin hemen yapılmasını ister. Helikopter anne-babalık yapanlar sosyal olarak olumsuz örnek oluyorlar. Bu durumlar sağlıksız ebeveynliğin yaygınlaşmasına neden oluyor. Zira toplum içinde yaygınlaşan olumsuzluklar, zamanla normalmiş gibi algılanabiliyor.
Anne-babası kendine pervane olan çocuklar birçok psikolojik problem yaşıyor. Çocukların hayat becerileri gelişmiyor, dışarı çıkamıyor, sorunlarını kendini çözemiyor. Amerika’da yapılan bir çalışmada, bu türden insanların, anne-babası olmadan dışarı dahi çıkmadıkları ve alışveriş yapmaya bile gidemedikleri ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra özgüvenleri düşük oluyor, problem çözmede yetkin olamadıkları gibi ikili ilişkilerde de çekingen oluyorlar. Evlendiklerinde eşleriyle yaşadıkları sorunları dahi anne-babalarının çözmesini bekliyorlar. Olumsuz durumlarla başa çıkamıyorlar.
Helikopter anne-babalık yaparak çocuğun maddi anlamda sorunlarını belki çözebiliriz. Fakat psikolojik ve manevi problemlerini çözmemiz pek mümkün değil. Ebeveynler, çocuklara belli bir yere kadar yetebileceğini ve bir yerden sonra anne-babanın da yetersiz kalacağını kabul etmelri gerekiyor. Örneğin çocuğun anlam bulması ve hayata bağlanması için belli bir hayat tecrübesi yaşaması gerekir. İnsanın arkadaş bulması, dost edinmesi ve sosyal bir etkinliğe katılabilmesi kendiyle ilgilidir. Ebeveynlerin arkadaş bulmas ve yalnızlığına çözüm bulması nereye kadar devam edebilir! Bu yüzden ebeveynler küçüklükten itibaren çocuklara karşı belli bir istikrar içinde olmalıdır. Çocuğun yalnız kalmasına, sıkılmasına, sorunlarına çözüm üretmesine ve arkadaşlarıyla ilişkilerini geliştirmesine izin vermelidir. Yani çocukların kendi ayakları üzerinde durması için demokratik bir tutum sergilemesi gerekir.
Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et