Geçenlerde bir yakınım, “bir masada üç dört kişi oturuyorsak onlardan biri kesinlikle narsist oluyor” dedi. Belki sizin de çevrenizde fark etmeseniz de narsistik özellikler taşıyan birileri vardır. Bir masada oturan her üç dört kişiden birinin narsist olduğunu söylemek ve böyle bir genelleme yapmak mümkün değil tabi olarak. Psikoloji diliyle söylersek yaşadığımız döneme bir yönüyle depresyon çağı derken diğer yönüyle de narsisizm çağı diyebiliriz. Zira yapılan çalışmalarda narsisizmin tüm dünyada arttığı görülüyor. Özellikle gençler arasında narsistik özelliklerin daha yaygın olduğu ortaya çıkıyor. Hatta gençler içinde narsistik özellikler sergilemek bir değer olarak algılanabiliyor. Narsist olmanın bir çekim gücü olduğuna inanılıyor.
Bir kişinin kendinden uzunca bahsetmesi veya kendine özgüven duyması onun narsist olduğunu göstermez. Çıplak gözle veya bir sohbetle birine narsist demek sadece damgalamak ve önyargı beslemek anlamına gelir. Narsisizm kapsayıcı bir kavramdır. Birçok olumsuzluğun bir bireyde toplanmasıdır diyebiliriz.
Narsistlerin özelliklerine baktığımızda ilk olarak sonu gelmez bir bencillikleri vardır. Herhangi bir davranışta bulunmaları sadece kendi faydaları içindir. Kendi çıkarına ve benliğine hizmet etmeyen hiçbir şeyin onlar için bir önemi yoktur. Bencilliğe bağlı olarak da duygudaşlık ihtiyacı hissetmez. Yani empati yapmazlar. Başkasının duygu ve düşüncelerini hissetmeye ihtiyaç duymazlar. Zira tek önemli olan kendileridir. Narsistlerde yardımlaşma, yardım etme, başkasını düşünme, diğerinin faydasına olan işlere yönelme ve başkalarını affetme gibi erdemlerin hiçbir değeri yoktur. Çünkü bu özelliklerin olabilmesi için empati yapma yeteneği olması gerekir.
Narsist insanlar ilginin sürekli kendinde olmasını ister. Herhangi biri için yapılan bir etkinlikte narsistik özellikler taşıyan kişiler çok rahatsız ve huzursuz hissederler. Çünkü kendilerini geri plana itilmiş ve değersiz hissederler. Bu nedenle başkaları için yapılan etkinliklere ya katılmak istemezler ya da katıldıkları etkinliklerde tatsızlık çıkarırlar. Aslında bu durum kendi değersizlik duygularına karşı savunma mekanizması geliştirmelerinden başka bir şey değildir.
Narsist insanlar kendini her şeyin en merkezinde hissetmek isterler. Çünkü kendilerini herkesten ve her şeyden önemli görürler. Örneğin narsist bir insanla muhatap oluyorsanız, sizin sorunlarınızı, günlük yaşantınızı ve dertlerinizi dinlemeiğini görürsünüz. Sadece kendi sorunlarını ve dertlerini aktarır. Herhangi bir şekilde sizi dinlemeye gönüllü olmaz. Siz bir sorununuzu anlatacakken bakarsınız ki siz sadece onun dertlerini dinlemeye başlamışsınız ve çoktan susmuşsunuzdur.
Narsistler sürekli özel muamele görme isterler. Arkadaşlıkları, dostlukları ve eş olma durumları buna göre gelişir. Narsist özel hissetmediği zamanlarda karşısındaki kişiyi manipüle eder. Onun ruh durumunu değiştirerek kendi lehine çevirmeye çalışır.
Herhangi bir insanın yukarıda ifade edilen olumsuz durumları bir kere sergilemesi onu narsist yapmaz. Aksine narsistik özellikler süreklidir. Yani bir kişi sürekli olarak bencillik yapıyorsa, empati yapmıyorsa, her şeyin merkezinde kendisini görüyorsa ve sürekli hayranlık, övgü ve ilgi istiyorsa o kişiye narsist demek mümkündür.
Narsistlerin ilişkileri oldukça zorlayıcıdır. Arkadaş, kardeş, ebeveyn veya eş olarak narsist bir kişiyle ilişki sürdürmek inanılmaz zordur. İnsanın ruh sağlığını kolaylıkla bozabilir. Eş veya arkadaş olarak narsist ilişkinin ilk dönemlerinde karşıdaki insanı inanılmaz iyi hissettirir. Hatta narsistle arkadaşlığı yeni geliştiren bir insan, böyle insanlar var mıymış keşke çok daha önce tanışsaydık diyecektir. Fakat bu iyi hissettirme hali tamamen geçici ve narsistin kendi çıkarı için geliştirdiği bir ortamdır. Narsist karşıdaki insanın kendine güven duyduğunu ve bağlandığını hissettiğinde yukarıda ifade ettiğimiz olumsuz özellikleri sergilemeye başlar. Narsistik özellik taşıyan kişiler toksik ilişki kurarlar. Yani narsist karşıdaki kişinin kendinden kopacağını hissettiğinde hemen çok iyi bir insan oluverir. Tekrar güven hissettiğinde asıl benliğini sergilemeye devam eder. Ve bu kısır döngü narsistle arkadaş veya eş olan insana büyük zararlar verir.
Narsist bir insanla güvene dayalı ilişki sürdürmek imkânsızdır. Arkadaş olarak narsist bir kişi işine gelmediği veya çıkarıyla örtüşmediği yerde paylaşılan tüm her şeyi herkese açabilir. Narsistler arkadaş veya eş ilişkilerinde sürekli övülmek isterler. Fakat kendileri övme konusunda sadece çıkarları doğrultusunda hareket ederler. Yapılan araştırmalarda narsistlerin âşık olmadığı ve sevmedikleri görülüyor. Çünkü herhangi bir insanı sevmek onunla eşit seviye gelmek anlamına gelir ki narsistler eşitliği kesinlikle kabul etmezler. Son olarak narsist insanlar kendi çıkarları doğrultusunda arkadaşlarını, eşlerini, çocuklarını veya yakınlarını izole etmek isterler. Gerekirse çevresindeki insanların ilişkilerini bozarlar veya bozmaya çalışırlar. Çünkü yakınlarının kendinden başka hiçbir kimseye muhtaç olmamasını ve kendilerine bağımlı olmalarını arzularlar.
Sezai Korkmaz için bir cevap yazın Cevabı iptal et