Hayatımızın çoğunluğu beklenti üzerine kuruludur. Gündelik beklentiler olduğu gibi uzun süreli beklentilerimiz de olabilir. Bazen bir durumun gerçekleşmesini isteriz bazen bir insanın bir şeyleri yapmasını. Fakat hayat her zaman dört köşeli değildir. Işığı gözümüze çalınan o müjdeli haber gerçekleşmeyebilir. Bu durumda ister istemez hayal kırıklığına kapılırız. Evet, kırılganlığımızın en ince noktalarından birisi hayal kırıklığımızdır.
Hayal kırıklığı bazen gürültülü yaşanırken bazen bir köşede herkesten izole bir şekilde yaşanır. Öyle ki kırılganlık daha çok sessiz ve içte yaşanandır. Bu nedenle çevremizde insanlar olsa dahi içimizdeki perişanlıktan kimsenin haberi olmayabilir. Kırılganlık öfkeyle kendini dışarı vurmuş olsa bile en nihayetinde insanı sessizliğe gömer. Haliyle hayal kırıklığı gönlü etkiler ve insanın içinde sızıntılar oluşturur.
Hayal kırıklığı en basit tanımıyla insanın kendini mutsuz hissetmesidir. Hayal kırıklığının nedeni beklentimizin karşılanmamasıdır. Beklentimiz ne kadar büyük olursa hayal kırıklığımız da o kadar büyük olur. Hayal kırıklığı insanın ağzının tadını kaçırır. Yoğun bir huzursuzluk hissi yaşatır. Hayal kırıklığına uğradığımızda öfkeli, kızgın, üzgün, iğrenmiş ve korkmuş hissedebiliriz. En nihayetinde hayal kırıklığı yaşadığımızda olumsuz duygulardan birini kesinlikle deneyimleriz.
Bir durum veya kişiye bağlı olarak hayal kırıklığı yaşayabiliriz. Tercihlerimiz hayal kırıklığına dönebilir. Bir şeyler alırız, bir takımı tutarız, bir bölümü okuruz, zaman içinde bunların hepsi hayal kırıklığı yaşatabilir. Bazen bizzat kendi benliğimizden kaynaklı hayal kırıklığına bile uğrayabiliriz. Örneğin haksız eleştiriye maruz kalmak, suçlanmak, anlaşılmamak, kırıcı bir olaya maruz kalma, hayal kırıklığına neden olabilir. Yine değer/erdemlere bağlı olarak da duygusal olarak kırılabiliriz. Saygısızlık, adaletsiz bir ortamda yaşamak, liyakatin olmaması, güvensizlik, merhametsizlik, duygusuzluk ve umutsuzluk halleri insanları hayal kırıklığına itebilir. Ayrıca amaçların gerçekleşmemesi de hayal kırıklığına yol açabilir.
Hayal kırıklığını düzenlemenin ve iyileştirmenin en iyi yolu, küçük hayal kırıklıklarını tamir etmeden geçiyor. Bizler küçük bir hayal kırıklığına tepki vermiyoruz, genel itibariyle birikmiş olan duygusal kırılmalara karşı patlama yaşıyoruz. Bu nedenle hayal kırıklıklarını biriktirmemek gerekiyor. Küçük hayal kırıklıklarını düzeltmeye başlamak yapacağımız en iyi iş olur. Örneğin bir arkadaşımızla sorun yaşayıp kırıldıysak bunu içimize atmamamız gerekiyor. Arkadaşımızla sorunu çözmeye yönelik adımlar hayal kırıklığımızı zamanla giderecektir. Ya da çok sinirli birisiniz ve bu durum da canınızı sıkıyor, iletişim kazalarına yol açıyorsa kendimizi spor gibi hobi gibi bir şeylere yönlendirmemiz yerinde bir davranıştır. Yapılan birçok çalışma iyimserliğin de hayal kırıklığına iyi geldiğini ortaya koyuyor. İyimser insanlar daha az hayal kırıklığı yaşıyor veya kırıldığında daha çabuk toparlanıyor. Örneğin çok sevdiğimiz bir yiyecek elimizden kayıp düştü ve pislendi. Burada dövünmek yerine iyimser yaklaşmak gerekiyor. Zaten kalorisi çok yüksekti gereksiz kilo yapacaktı. Sonuçta tadına bakabildim deyip geçmek ruh sağlığımıza daha iyi geliyor.
Hayal kırıklığından kurtulmak için hayal kırıklığını ortaya çıkaran şeyi objektif bir şekilde anlamamız gerekiyor. Yani kendimize karşı dürüst olmalıyız. Hayal kırıklığı yaşadığımızda beni kıran ve üzen şey tam olarak nedir? sorusuna net bir şekilde cevap vermeliyiz. Eğer gücümüz yetiyorsa duruma yönelik çözümler bulmalıyız. Gücümüzün üstünde bir durumsa düşünce tarzımızı değiştirerek iyimser yaklaşmamız bizi daha iyi hissettiriyor.
Hayal kırıklığı yaşadığımızda başka insanlarla o konu hakkında konuşmak ve fikir almamız durumu düzeltmede yardımcı oluyor. Herhangi bir kırgınlık yaşadığımızda bizi yargılamayan ve dinleyen birileriyle konuşmamız gerekiyor. Ayrıca dinleyen kişinin fikrine başvurmak hayal kırıklığının etkisini azaltıyor. Buna İngilizceden tam tercümesiyle perspektif almak deniliyor. Yani karşımızdaki insanın görüşüne başvurma durumu. İstişare etme de diyebiliriz.
Hayal kırıklıkları insana olumsuz duygu-durum yaşatıyor. Eğer hayal kırıklığı yaşayan insan hayal kırıklığına karşı savunma mekanizması geliştirmezse insanın iç dengesi bozuluyor. Olumsuz durum iç dünyamıza hâkim olmaya çalışıyor. Sürekli olarak olumsuz düşünce tekrarına neden oluyor. Yani hayal kırıklığına neden olan olumsuz duygu ve düşünce dünyamızı çevrelemeye başlıyor. Bu nedenle hayal kırıklığı yaşatan durum veya kişiye karşı harekete geçmemiz gerekiyor. Aksi takdirde negatif duygu-durumdan kurtulmak pek mümkün değil.
Son olarak hayal kırıklığı insan için toptan kötü müdür? sorusu kişinin davranışlarına bağlı olarak değişiyor. Kırılganlık yaşayan kişinin hayal kırıklığına karşı sergilediği tutuma bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Hayal kırıklığı insana iki yol sunuyor aslında. Hayal kırıklığı yaşayan insan ya çözüme yönelir kendine başka bir duygu, düşünce ve davranış şekli geliştirir. Bu da daha önce deneyimlemediği bir şeyi öğrenmesi anlamına gelir ki psikolojik sağlamlığı ve iyi oluşunu güçlendirir. Ya da hayal kırıklığını çözmeye yönelik herhangi bir aksiyona girmez ve bu hayal kırıklığı ruh sağlığını olumsuz yönde etkiler. Zaten insanın psikolojik rahatsızlıklara yakalanması, hayal kırıklıklarının birikmesinden meydana gelen bir durumdur diyebiliriz.
Sezai Korkmaz için bir cevap yazın Cevabı iptal et