İçinde yaşamış olduğumuz şartlar, ekonomik durum, gelecek planlarımız, ülkemizin ve şehrimizin geleceği umudumuzu fazlasıyla etkiliyor. Bu yazıda geleceğe dair umutlu olmalı mıyız ödevine yönelik cevap veremeyeceğim. Umutlu olmayı daha bireyselliğe öteleyerek herkesin kendi kişisel yaşantısı bağlamında değerlendirmesine bırakacağım. Mamafih bu yazıda umut nedir, umudun özellikleri nedir, umut insanları nasıl etkiler şeklindeki soruları cevaplamaya çalışacağım.
Cebinizde kuruş para kalmadığını ve artık dibi gördüğünüzü ya da çok istekli olduğunuz hayati bir meselenin yıkıcı bir şekilde olumsuz sonuçlandığını düşünün. Hatta olumsuz sonuçlanan olayda hakkınızın yendiğini varsayalım. Bu gibi maddi ve manevi yıkımlarda umut besleyebilir misiniz? Ve bu şerait altında hayata umutla bakabilir misiniz? Bu soruları kendimize etraflıca sormamız gerekiyor.
Umutlu insanların şartlar ne kadar zorlayıcı olursa olsun geleceği dönük iyimserliklerini koruduklarını görüyoruz. Umut etme, en zor koşullar altında bile aktif olarak devam ediyor. Bazı insanlar çok zor durumda bile herhangi bir nedene bağlanarak umutlarını sürdürüyorlar. Pekâlâ, bunu nasıl yapıyorlar? Bunu cevaplayabilmek için öncelikle umudun ne olduğuna bakmamız gerekiyor.
Kelime bağlamında baktığımızda Türkçemizde umut ve ümit kelimeleri kullanılıyor. Umut ve ümit kelimeleri birbirinin yerine kullanılan kavramlar. Umut kelimesi “um” kelimesinden türetilen eski Türkçe’de yer alan bir kelimedir. Ümit kelimesi ise Farsça’dan geliyor. İkisinin ayrı anlamlar taşıdığını ifade edenler olsa da umut ile ümit kelimesi aynı anlama geliyor. Türk Dil Kurumu sözlüğünde de ümidin umut anlamına geldiği belirtiliyor.
Umut, insanın bugünden hareketle geleceğinin daha iyi olacağına inanma arzusudur. Umut, kişinin gelecekte daha iyi işler yapabileceğine dair iyimser olmasıdır. Umudun istek ve harekete geçme olarak iki yönü bulunuyor. Umut beslemenin istek yönünü iyimserlik karşılarken harekete geçme yönünü irade karşılıyor. Bir kişinin geleceğe dair umutlu olması için iyimser olması ve iradeli davranması gerekiyor. Umut aynı zamanda insanın mantıklı davranış sergilemesidir de diyebiliriz. Zira bugün halinden memnun olmayan bir kişi, umut besleyerek yarınlarına daha büyük şans veriyor. Umutlu insanlar iyimserdir. İyimserliğin temelinde güven vardır. Bu güven insanın kendini, çevresini ve geleceğini de kapsıyor. Güven duygusu gelişmiş olan insanlar iyimser oluyor ve bu iyimserlik de kişiyi umutlu olmaya itiyor.
Umut, insanın geleceğe yönelik hüsnükuruntusu değildir. Yani umutlu insanlar, herhangi bir durumu safça kendi lehlerine yorumlamazlar. Geleceğe yönelik besledikleri olumlu görüş, iradeli bir şekilde ortaya çıkar. Umutlu olabilmek için irade ve iyimserlik ortaya koymaları gerekir ki bu da gelişimle birebir ilişkilidir. Bu yönüyle umut öğrenilen ve geliştirilen bir özelliktir. Umut yapılan çalışmalara göre bir duygu durumu değildir, bir düşünme ve zihniyet geliştirme biçimidir. O halde umudun bilişsel gelişimle de birebir ilişkili olduğunu ifade edebiliriz.
Umutlu insanların üç özelliği olduğunu görüyoruz;
- Umutlu insanların hedefleri oluyor. Bu hedefler herhangi bir şeyler almaktan uzaya çıkmaya kadar değişiklik gösterebiliyor. Burada hedefin ne olduğundan ziyade bir hedefin her zaman varlığını korumasıdır.
- Umutlu insanlar irade sahibi oluyor. Bir şeyleri yapmak için eyleme geçiyorlar ve bundan vazgeçmiyorlar.
- Umutlu insanlar bir şeylere ulaşmak için farklı yollar deniyorlar. Bir başarısızlığa uğradıklarında vazgeçmeyip farklı yollara başvuruyorlar.
Umutlu insanlar, daha olumlu duygular besliyor, yaptıkları işlerde anlam ve amaç buluyorlar, depresyona daha az yakalanıyorlar ve daha az yalnızlık yaşıyorlar. Umudu yüksek olan insanlar kronik hastalıkları, kanseri, ani ölümleri ve uykusuzluk problemlerini daha az tecrübe ediyor.
Umutlu olabilmek adına şu pratiklere başvurabiliriz:
- Daha fazla sosyalleşmemiz gerekiyor. İnsanlarla iletişim kurmak bizi birçok ruhsal ve fiziksel rahatsızlıktan koruyor.
- Güven duygusu geliştirmemiz gerekiyor. Kendimize güven duymakla başlayabiliriz.
- İyimserliğimizi gözden geçirmemiz umudumuzu artırıyor.
- Ne olursa olsun hedeflerimizin olması gerekiyor. Bir hedefi yerine getirdiğimizde başka bir hedef ortaya çıkmalıdır. Burada en önemli nokta hedeflerimizin somut ve gerçekleştirilebilir olmasıdır. Hedeflerimizin hiç de büyük olmasına gerek yok. Çok küçük hedefler bizi zinde tutacaktır.
- Zorlu koşullar altında vazgeçmemeliyiz. Bir şeyi yaptığımızda başarısız olduysak tekrar başka bir yolu denemeliyiz.
- Mizahı ihmal etmememiz gerekiyor. Her koşulda mizah ve espriden yana olmalıyız. Herkesin Cem Yılmaz olmasına gerek yok, kendimizi ve karşımızdaki insanları kırmadan, gücendirmeden ve zarar vermeden mizah yapabilmeliyiz. Espri yapmak ve yapılan espriye gülüp geçmek için esnek olmamız gerekiyor. Esnekliğimizi de her koşulda korumaya çalışmalıyız. Umutlu insanların mizah yaptıkları ve güldükleri görülmektedir.
Sezai Korkmaz için bir cevap yazın Cevabı iptal et