Seni Affetmeye Gönlüm Yeter Mi?

Daha önce yazdığım affetme yazısına mail, telefon, sosyal medya ve blog üzerinden birçok dönüş aldım. Beklediğimden daha fazla teveccüh olması beni çok memnun etti. Fakat bu ilginin benimle değil de konuyla ilgili olduğunu düşünüyorum. 🙂

Aldığım dönütlere göre bir kesim affetmenin kendisine çok iyi geldiğini söylüyor. Bir kesim ise affetmenin acizlik olarak algılandığını belirtiyor. Yani birini affettiğimizde o kişiye karşı aciz olduğumuzu deklare etmiş oluruz. Affeden insanların suistimal edildiğine dair örnekler vermek mümkün diye ekliyorlar. Affetmenin olumsuz olduğunu düşünen kişilere şunu hatırlatmakta yarar var: Affetme, her şeyden önce kendi iç huzurumuz ve ruh sağlığımız içindir. Ayrıca affetmekten başka hangi çareye başvurabiliriz? Bunun üzerine düşünmemiz gerekiyor.

Aile veya arkadaş ilişkilerinde güvenimiz sarsıldığında, ihanete uğradığımızda, suçlu duruma düşürüldüğümüzde ve zorbalığa maruz kaldığımızda içsel olarak sıkıntılar yaşamaya başlarız. Derin bir acı hissederiz. Böyle bir sıkıntı yaşayanlar bilir ki iç dünyamız allak bullak olduğunda başka bir şey yapmaya ne enerjimiz kalır ne de odaklanabiliriz. Bu sıkıntı ve sıklet hali duygusal ve düşünsel olarak günlük hayatımızda engeller çıkarır.

Bahsettiğimiz olumsuzluklardan kurtulmanın en güçlü aracı affetmek gibi görünüyor. Aksi takdirde içimizde beslediğimiz olumsuz durum, iç dünyamızı alt üst etmeye devam edecek. Örneğin iyi bir arkadaş grubunuz var ve siz de arkadaşlarınızı seviyorsunuz. Onlarla hayatın olağan akışında güzel vakit geçiriyorsunuz. Arkadaşlarınızdan birisi sizi olabildiğine kıskanıyor, bu durumu baskılamak için size sürekli iyi davranışlar sergiliyor. Ama gruptaki diğer arkadaşlarla aranızın bozulması için sizin söylemediğiniz şeyleri onların aleyhinde konuşmuşçasına dedikodu yapıyor. Aslında size iftira atıyor. Ve bu davranışının sonucu olarak arkadaşlık ilişkileriniz bozuluyor. Kendinizi çaresiz, iftiraya uğramış ve onurunuz kırılmış hissediyorsunuz. İç huzurunuz bozuluyor ve hayatınızdaki rutin işlere günlerce odaklanmakta güçlük çekiyorsunuz. Bu durumda siz olsaydınız ne yapardınız? Ben olsam önce diğer arkadaşlarıma kendimi anlatırım, ardından bana iftirada bulunan kişiyle konuşurum, en sona da affetme sürecine girer, o kişiyle arama mesafe koymayı denerdim. Tabi herkesin süreci farklı olacaktır.

 Affetmeye iradeniz varsa ve affetmek için çaba harcamak istiyorsanız bunun farklı süreçleri olduğunu bilmemiz gerekiyor. 35 yılı aşkın bir süredir affetme üzerine çalışıp, affetme enstitüsü kuran Robert Enright bize yol gösteriyor. Enright 8 aşamalı bir affetme sürecinden bahsediyor. Bunlara kısaca değinelim.

1. Bağışlamanın ne olduğunu ve niçin önemli olduğunu kavramamız gerekir. Affetme kendimize olan özsaygımızı artırır ve güven hissi verir. Çalışmalar göstermiştir ki affetmenin pek çok psikolojik faydası var. Olumsuz duygulardan kurtarır. Her ne kadar ilk başta kendimizi yenilmiş hissetsek de en doğru kararın affetmek olduğu sonucuna ulaşırız.

2. Affetmeyi kendi tecrübelerimizle öğrenmemiz gerekiyor. Bunu günlük yaşamda rastlaştığımız küçük olumsuzluklara uyarlayarak esnekliğimizi artırabiliriz. Küçük affetme egzersizleri yaparak, ruhumuzun affetme kaslarını güçlendirebiliriz. Örneğin kimseye karşı olumsuz konuşmayarak ve aşağılamayarak bilinçli bir sürece girebiliriz. Kimseyi övmek ya da methetmek zorunda değiliz fakat olumsuz konuşmalardan kaçınarak affetme yeteneğimiz güçlenebilir. Belki de herkesin insani olarak değerli ve biricik olduğunu kabul etmekle başlanabilir. Örneğin öfke ve sinir halinde kendimize hâkim olmak affetmeyi artırır. Ya da eşiniz, çocuğunuz veya anneniz sizi sinirlendirdiğinde ona öfkelenmek yerine sevgi gösterisinde bulunmak affetme esnekliğimizi artırır.

3. İç dünyamızdaki üzüntünün kaynağını keşfetmemiz gerekiyor. Sizi kim ve neden kırdı, şu andaki kızgınlığınızın asıl nedeni nedir? gibi soruları cevaplamak affetmeyi kolaylaştırır. Duygusal üzüntüye neden olan birçok neden vardır. Kaygı, depresyon, usanma, özgüven eksikliği, güven eksikliği, sağlıksız öfke ve yalan gibi birçok durum affetmeye engel teşkil eder. Önemli olan biz bu olumsuz duyguların hangisine sahibiz, bunu tanımlayabilmemiz affetme eşiğimizi yükseltir.

4. Empati yaparak zihnimizi affetmeye hazırlayabiliriz. Nörolojik çalışmalar göstermiştir ki herhangi birini hayalen affettiğini düşünmek, ayna nöronları harekete geçiriyor. Böylelikle empati yapmaya ve affetmeye bir yol açılmış oluyor. Ya da sizi kıran insanın psikolojik durumunu göz önünde bulundurmak da affetmeye yardımcı oluyor. Örneğin sevgi ve ilgiden yoksun büyüyen insanların diğerlerine karşı güven duyması oldukça güçleşiyor. Ayrıca sevgi ve ilgi yoksunluğu olan bireyler sosyalleşmede zorluk çekiyor, insanlara sıcak davranışlar sergileyemiyor. Bu gibi durumları düşünmek empati yapmada ve affetme konusunda yardımcı olabiliyor.

5. Çektiğiniz acı ve üzüntünün bir anlamı olduğunu kavramamız gerekir. Başımıza olumsuz bir durum geldiğinde problemin içinde boğulmak anlam kaybına neden olur. Eğer bu olumsuz durumun neden başımıza geldiğini kendimize açıklarsak daha pozitif bir ruh hali yakalarız. Örneğin hiç beklemediğiniz bir kişiden büyük bir darbe yediniz. Bu durumda büyük bir karamsarlık içine düşüp “Allah kahretsin böyle olaylar hep benim başıma mı geliyor” demek de var, demek ki “bu durumu kaçınılmaz olarak yaşamam gerekiyormuş, acaba bu probleme ben mi neden oldum yoksa dış etkenler mi neden oldu, bu sorunu çözme imkânım var mı” demek de var. Dahası dua ederek hayır temennisinde bulunmak da anlam bulmaya dâhildir diyebiliriz.

6. Affetmek zor geliyorsa başka yollar da deneyebilirsiniz. İlk olarak affedemesek de bu sürecin sonsuza dek kapanmadığını hatırımızda tutmalıyız. Dahası kendimizi kabul etmemizde affetme sürecinde çok önemlidir. “Ben çok sinirlendim ve kırıldım fakat merhamet ve şefkat göstermeme engel değil” öğüdünde bulunabiliriz. “Affetme yerine merhamet etmem mümkün mü? Ya da bu olumsuz duruma biraz daha sabırlı davranabilir miyim?” gibi sorularla kendimizi başka olumlu ruh hallerine sevk edebiliriz. Hala affetmeye dair bir kıpırdama yaşanmıyorsa, çok küçük kusurları olan kişileri affederek, affetme pratiği yapmak diğer büyük sorunların çözülmesine yardımcı olacaktır.

7. Kendimizi affetmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Başkasını affedebilmenin anahtarı insanın kendisini affetmesinden geçiyor. Bu da ancak kendimizi tanımaktan geçiyor. Geçmişe kahırlanmadan ve kızmadan “ben nasıl bir yapıya sahibim, geçmişte ilgi ve sevgi yoksunluğu yaşadım mı? İnsanlara karşı davranışlarım nasıl? Karakter özelliklerim nelerdir?” gibi soruların cevaplanması affetmeyi kolaylaştırıyor.

8. Affedebilen bir gönül dili geliştirmemiz şart. Bunu yapmanın yolu insanın olumlu duygular beslemesiyle gerçekleşiyor. İnsanların iyiliğini istemek, alçakgönüllü davranmak, yardımsever olmak, imkânlarımız dâhilinde maddi ve manevi olarak verebilmek ve insanları sevebilmek affetme davranışını kolaylaştırıyor.

Sonuç niyetine söylemek gerekirse affetmek için başta gönüllü olmak gerekiyor. Ardından bunun için çaba harcamak zorunluluğu doğuyor. Affetmenin temeline bakıldığında insanların kayda değer olduğunu kabul etmek ve insanları sevebilmek yattığını görüyoruz. Belki de en iyi intikamın affetme olduğunu kabul etmeliyiz. Aksi takdirde yukarıda yazılanların çok geçerliliği olduğunu söylemek mümkün değil.


Yorumlar

“Seni Affetmeye Gönlüm Yeter Mi?” için 8 cevap

  1.  Avatar
    Anonim

    İnsanların yapmış olduğu hataların yanlışların büyük bir kısmını bilerek isteyerek yaptığını düşünüyorum karşısındaki insanı kırmaktan üzmekten çekinmeden yapılıyor ve bu yüzden benim için affetmek kolay değil araya mesafe koymayı tercih ederim affetmek yerine

    Beğen

  2. En doğrusu hiç umursamamak, sallamayınca hiç problem olmuyor. Otmuş çöpmüş uğraşmak yerine sallama gitsin

    Beğen

    1. Hiçbir şeyle uğraşmayacaksan tüm medeniyeti bırakıp mağaraya dönmemiz gerekir o halde 🙂

      Beğen

  3. Affetmek en iyisi çünkü affetmekte insana yapılan iyiliklerden biridir kini yok eder kötü davranmayı önler benim zannımca

    Liked by 1 kişi

  4. Hocam hep yabancılardan faydalanıyorsunuz, İslamda bu konularla ilgili bir şeyler yok mu? Bence yerli ve milli değerlerimizden de bilgi olmalı.

    Beğen

    1. Psikoloji konularında kaynak dil İngilizce olunca ister istemez birikim yabancı kaynaklarda oluyor. Teorik bilgiler İngilizce kaynaklarda olunca başka hal çaresi kalmıyor. Ama başka bir yazıda da onlara değineceğim.

      Beğen

  5. Her şeye ragmen affetmek zor, affetme sanki daha basit olaylar icin gecerli

    Liked by 1 kişi

    1. Haklı olabilirsiniz, affetmeye basit olaylardan başlayabiliriz..

      Beğen

Anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et