Kategori: Genel

  • Yalan Söyleme Hastalığı (Patolojik Yalan)

    Yapılan çalışmalara bakıldığında insanların günde ortalama 1 ile 2 arasında yalan söylediği görülüyor. Bir kişi en az altı ay boyunca bir günde beş veya altıdan daha fazla yalan söylüyorsa patolojik yalancılık yapıyor anlamına geliyor.

  • İnsanlara Güveniyor Musunuz?

    Ülkemizin güven endeksine bakıldığında oldukça düşük olduğunu görüyoruz. Dışarıda başka insanlara güvenir misiniz sorusuna 100 kişiden sadece 8 kişi güvenirim diyor. Güven duygusu gelişmeyen bir insan; aile kurabilir, anne-baba olabilir, iyi bir dindar olabilir, zengin olabilir veya iyi bir mesleği olabilir fakat güven sorununu aşmış sayılabilir mi?

  • Seni Affetmeye Gönlüm Yeter Mi?

    Affetmek için gönüllü olmalıyız, çaba harcamalıyız, insanlara karşı olumlu olmalıyız ve en iyi intikamın affetme olduğunu hatırımızda tutmalıyız.

  • Sen Hangisini Yapardın: Affederim, İntikam Alırım, Kaçarım

    Affetmek bir süreçtir. En başta insan kendisi için affetme davranışına yönelmelidir. Affetme insanların yaşamlarında tedavi işlevi görürken intikam alma bir hastalık olarak değerlendirilebilir.

  • Şiirler

    GAZEL1.Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşaneler gördümDolaştım mülk-i islamı bütün viraneler gördüm 2.Bulundum ben dahi dar-üş-şifa-yı Bab-ı Âli’deFelatun’u beğenmez anda çok divaneler gördüm 3.Huzur-ı gûşe-yi meyhaneyi ben görmedim gittiNe meclisler ne sahbâlar ne işrethaneler gördüm 4.Cihan namındaki bir maktel-i âma yolum düştüHükümet derler anda bir nice salhaneler gördüm 5.Ziya değmez humarı keyfine meyhane-i dehrinBu işretgehte ben…

  • Rasyonellik Çağında Münzevi Bir Ruh Bilimci: Carl Gustav Jung

    SEZAİ KORKMAZ Yitiksöz Dergisi Carl Gustav Jung 1875 yılında İsviçre’de doğar. Hem anne hem de baba tarafından kilise ve akademik geleneğin baskın olduğu bir ailede yetişir. Öyle ki babası papaz, dedesi tıp profesörü, annesinin babası da akademisyen ve din adamıdır. Jung da aile geleneğini devam ettirerek akademiye yönelir. Ruh bilimine dair yaptığı çalışmalar dolayısıyla adı…

  • Sahip Olmak veya Olabilmek

    Günümüz dünyasında geçer akçe neye ve nelere sahip olduğumuzdur. Gerek insani ilişkilerde olsun gerekse bireysel hayatta olsun “insanların var olabilmesi için bir şeylere sahip olması gerekmektedir” önermesi oldukça geçerli görünmektedir. Geleneksel toplumlarda değerler daha öncelenip, maddiyat güya değersiz görülmektedir. Her ne kadar değerleri sözde öncelesek de, yazık ki önceliğimiz karşıdakinin neye sahip olduğudur. Örneğin toplum…

  • Din ve Kutsal Mekânlar Psikolojisi

    Din ve kutsal mekânlar ilişkisi tarih boyunca var olmuştur. Hatta günümüzde turizm sektörünün bir kısım faaliyetleri kutsal mekânların ziyaretlerine dayanmaktadır. Modern zamanlarda seküler anlayışla yapılan turistik gezilerin birçoğunda dinî ibadet yerleri ve tapınaklar ziyaret edilmektedir. İnsanlar anlam oluşturmak, psikolojik uyum sağlayabilmek ve günlük hayatlarında stresle baş etmek için kutsal mekânların atmosferinden faydalanmaktadır. Bireylerin günlük yaşamında…

  • Komşuluk ve İnsan Psikolojisi

    İngiltere’de yapılan bir çalışmaya göre insanlar kapı komşularıyla aylık ortalama 42 dakika zaman harcıyor. Bu durum bile kendimi ölçtüğümde iyi bir süre gibi geldi. İnsan komşusuna aylık 42 dakika ayırsa baya ahbaplık kurabilir. Amerikalıların ise sadece %20’si komşularıyla zaman harcıyor. Üçte biri ise hiç iletişim kurmadığını ifade etmiştir.

  • Dünya Cennetinde Mutluluğu Aramak

    Amerika’da 1938 yılında başlayıp 81 yıldır devam eden bir araştırma bulunmaktadır. Bu araştırmaya 268 Lisans öğrencisi katılmış ve hayatları boyunca bu kişiler incelenmiştir. Bu örneklem grubunda her sosyo-ekonomik gruptan insan yer almıştır. Hatta bu örneklemden Amerikan başkanı olan bile çıkmıştır. Bu araştırmanın sonucuna göre sağlıklı ve mutlu bir hayat sürdürmenin güçlü sosyal ilişkilerden geçtiği ortaya…