Yazar: Sezai Korkmaz
-
Antidepresan Kullanımı Neden Artıyor?
Antidepresan kullanımı son altı yıl içinde %35 artmış durumda. On yıllık dilimler halinde bakıldığında ortalama %50 artış olduğu görülüyor. Ülkemizde de benzer bir senaryonun olduğunu ifade edebiliriz. Genel ortalamaya göre ülkemizde 3-4 puanlık fazla bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Antidepresan kullanımındaki artışı sadece biyolojik bir durum olarak yorumlamak pek doğru olmayacaktır. Altında psiko-sosyal nedenler olduğunu belirtmeliyiz.…
-
Memnuniyetsizlik Psikolojisi
Banka Müdürü Melih Bey, toplantı için yola çıkmış, nihayet mahalli istikametine varmıştı. İçeriye girdiğinde salonda biri ellilerinde diğeri daha genç yönetici vardı. Odadakiler memleket meseleleri hakkında konuşuyordu. Melih Bey içeriye merhaba deyip girdi, diğerleri merhaba, hoş geldiniz deyip kendilerini tanıttılar. Diğer iki kişi olumlu ve canlı bir sohbet yürütüyordu, bazen can sıkıcı olaylardan bahsetseler de…
-
Yabancılaşma veya Ruhun Düşüşü
Mehmet üniversiteyi 3 yıl önce kazanmıştı. Hem çok zaman geçmiş gibi hem de daha dün gibiydi her şey. Babasının zoruyla tıp fakültesini yazmıştı. Ortalama bir öğrenci profili sergiliyordu. Kendine verilen görevi yerine getiriyordu sadece. Netflix de olmasa dersler dâhil ilgisini çeken hiçbir şey yoktu. Türkiye’nin iyi bir üniversitesinde eğitimini devam ettirmesine rağmen baştan sona okuyup…
-
Yeni Yıl Kararları
Ahmet ayaklarını sürüye sürüye yürümeye çalışıyordu. Vücudunda derman kalmamıştı. Nihayet evlerinin enkazına ulaştı. Yaşadıkları ev bombardıman sonrasında yerle bir olmuştu. Yakın bir geçmişte ailecek kahvaltı yaptıklarını ve onların hayatta olduğunu güç bela hatırlıyordu. Zihni o kadar dağılmıştı ki çevresinde dönen olayları anlamlandırmaya uğraşıyordu. Kendi çalışma masasını gördü yıkıntılar içinde. Masanın üstünde ayakları kana bulanan beyaz…
-
Her Şeyi Hak Ettiğini Sanma
Lise öğrencisi Aysima, ailesine yine olağan bunalımlarından birini yaşatıyordu. “Beni neden doğurdunuz ki, basit isteklerimi bile yerine getiremiyorsunuz, getiremediniz. Ben özgür bir insanım, benim özgürlüğümü kimse engelleyemez, istediğimi yaparım. Anne-baba olmak beni sınırlamanızı gerektirmiyor. İstediğim telefonu zaten almadınız, giydiğime, yediğime, içtiğime karışıyorsunuz ve müdahale ediyorsunuz” diye avazı çıktığı kadar anne-babasına bağırıyordu. “Ben de herkes gibi…
-
Helikopter Anne-Babalık
Geçenlerde aracımızın rutin bakımlarını yaptırmak için sanayiye gittim. Artık randevu sistemiyle gidebiliyoruz malum. Neyse tamirhaneye vardım, ustayla hoşbeş ettikten sonra benden önceki arabanın bakımının bitmesini bekliyordum. Bu arada birisi arabanın sorunlarını anlatıyordu. Konuşan kişinin yanında otuzlarına yaklaşmış bir arkadaş duruyordu. Genç arkadaş, alt-üst eşofmanlarıyla spor ve rahat giyinirken yanındaki beyefendi kravatsız yarı resmi giyimliydi. Konuşmalarından…
-
Sürekli Şikayet Halinde Olma
Şikâyet günlük hayatımızda en çok karşılaştığımız durumlardan birisidir. Her kimle konuşursak konuşalım hoş sohbetler birkaç dakika içinde yakınmaya dönüşüyor. İnsanlar çevresindeki durum ve insanlardan sızlandıkları gibi ekonomik ve toplumsal hayattan da memnuniyetsiz olabiliyorlar. Hiçbir şey olmasa bile kişiler kendine tezvir alanı oluşturacak bir mevzu türetebiliyorlar. Bu durum insanın psikolojik sağlığına hiç de iyi gelmiyor. Dahası…
-
Türkiye Nüfusu Yaşlanıyor
Kuzey Kore Lideri Kim Jong-Un’un ağlayarak kadınlardan daha fazla çocuk yapmalarını istedi, tüm dünyanın gözü önünde. İşin ciddiyetini daha iyi vurgulamak için oldukça duygusal bir konuşma yaptı. Ülkesinin nüfusunun her geçen gün yaşlandığını ve genç nüfusun azalmaya başladığını endişe içinde beyan etti. Dünyada insan sayısı sürekli artış gösteriyor. Bunda doğum oranlarının, ölüm oranlarından daha yüksek…
-
Duygusal Olmak Kötü Müdür?
Akıl ve duygu tartışması tarih boyunca yapılmıştır. Bazı dönemlerde duygusallık daha ağır basarken bazı dönemlerde akılcılık daha ön plana çıkmıştır. Zaman zaman sezgi konusu da üçüncü güç olarak ele alınmıştır. İnsanı bir bütün olarak düşünürsek duygu, akıl ve sezginin birbirine bağlı gerçekler olduğunu anlıyoruz. Aydınlanma döneminden itibaren duygularla aramıza mesafe koymaya çalışıyoruz. Özellikle hayata duygusal…
-
Psikolojide Hastalık Yaklaşımı vs. Sağlık Yaklaşımı
Psikoloji, felsefeden ayrılarak bilim dalı haline gelmiştir. Bu süreç 1800’lerin sonu ile 1900’lü yılların başları arasında gerçekleşmiştir. Müstakil bir alan olma sürecindeki sancı, farklı ve renkli seslerin ortaya çıktığı bir dönemdir. İlk dönemde sağlıklı dindarlık, algı, yarara göre davranış sergileme ve milletlerin psikolojisi gibi çeşitli konular ele alınmıştır. İnsana dair göreceli olarak iyimser tutumlar sergilenmiştir…