Yazar: Sezai Korkmaz
-
Frankenstein Filmi: Diğerinin Gözünden Bakabilmek
Guillermo del Toro’nun Frankenstein uyarlamasını izledim. Güzel bir film olmuş; kitabından epey farklılaşsa da, film yalnızca gotik bir hikâyenin yeniden sahnelenmesi değil. Yerleşik olanla sonradan gelen arasındaki o kadim gerilimi, ebeveynlik ile iktidarın çatışmasını, bilimsel tutkuyla merhametin ikilemlerini psikolojik bir panorama içinde izliyoruz. Filmin en çarpıcı tarafı, hikâyeyi iki ayrı gözden izlememizdir: İlk bölüm Victor’un…
-
Psikolojik İyi Oluş Atölyesi
Psikolojik İyi Oluş Atölyesi Sabır • Sükûnet • Huzur • Kabullenme Başlangıç: 14 Kasım 2025 Süre: 8 hafta (haftada 1 buluşma) Gün & Saat: Cuma, 20.00–22.00 Yer: KSÜ – Diyanet Gençlik Merkezi Sertifika: E-Devlet onaylı Devam Koşulu: 2 haftadan fazla devamsızlık yapanlara sertifika verilmez. Başvuru Formu Modern dünyanın hızında zihin gürültüsü artarken insanın iç sesi…
-
Yoksulluk: Hayatın Görünmeyen Yüzü
Bir gün market kasasında, küçük bir kız elinde rengârenk bir oyuncakla annesine doğru geldi ve “Bunu alabilir miyiz?” diye sordu. Annesi sessizce oyuncak etiketine, ardından alışveriş sepetine baktı. Sepette temel gıdalar dışında hiçbir şey yoktu. Kadın, kısa bir tereddütten sonra oyuncağı alabilmek için sepetten bir temel gıdayı çıkardı. O an sanki derin bir sessizlik oluştu…
-
Kötülüğe Rağmen İyi Kalmak: Bilinçli İyi Niyet Besleme
Geçenlerde bir çay ocağında, küçük tabureli masamı bir amcayla paylaştım. Güngörmüş geçirmiş, çoğu şeyi damıtmış olduğu konuşmalarından belli oluyordu. Birçok şey konuştuk; en sonunda söz vicdan ve iyi niyete geldi. Bir ara duraksayıp şöyle dedi; “insan bazen her şeyi görüyor ama susmak iyilikten; bazen de kötülüğü kendi başına bırakmak gerekiyor. Çünkü eline bulaşmış çamuru sağa…
-
Kendine Yabancılaşmanın Sessiz Psikolojisi: İki Yüzlülük
Bir insan düşünün. Ortamlarda, fırsat buldukça bir başkasını çekiştiriyor. Onun hakkında ikiyüzlü, çıkarcı, güvenilmez diyor. Bu kişiyi tanıyan herkes, onun bu sözlerini işitmiş. Ama ne zaman o çekiştirdiği kişiyle karşılaşsa, gülümsemeler, hal hatır sormalar, kahkahalı çay sohbetleri… Hatta bazen ondan daha samimi görünen kimse yokmuş gibi davranıyor. Sonra yine arkasından konuşmaya devam ediyor. Her duyduğunu…
-
Sosyal Medyanın Çocuk Yetiştirme Modaları
Geçen gün sosyal medyada karşıma şu video çıktı: Küçük bir çocuk, evin salon duvarını renk renk boyuyor. Altına da şu yazılmış: “Bırakın çocuk özgür olsun, duvar boyasın, çamura batsın, yeter ki ruhu temiz kalsın.” Birkaç gün sonra başka bir paylaşımda, yine bir uzmanın ağzından şunu duydum: “Çocuklar sınırlarla büyür, özgür bırakılan çocuk sorumsuz birey olur.”…
-
İsam Kütüphanesinde İki Doktora Öğrencisi
Doktora yaptığım yıllarda, sık sık İSAM kütüphanesine gidip çalışırdım. Sessizliğiyle, huzuruyla ve kaynak zenginliğiyle İSAM, çalışmaya davet eden bir mekândı. Bahçesi ayrı güzel, kedileri ayrı maneviyatlıydı benim için. Bir gün orada, Çinli bir arkadaşla tanıştım. O İstanbul Üniversitesi’nde İslam felsefesi alanında doktora yapıyordu; ben ise Marmara Üniversitesi’nde Din Psikolojisi alanında. Tanışmamız tesadüfîydi ama zaman zaman…
-
Psikoloji Prensesler İçin mi, Yoksa Bilgelik Sağlar mı?
Geçmiş yıllarda lisansüstü öğrencilerimden biri terapiye başlamış, ancak üçüncü seansın ardından terapiyi bırakmaya karar vermişti. Gerekçesini şöyle açıklamıştı: “Hocam, artık herkes bir travma hikâyesiyle kendini özel hissetmek istiyor. Sürekli kendi içimizdeki çocuğu avutmak zorundaymışız gibi dikte ediliyor. Ama kimse ‘Ben kimim?’ sorusuna cevap vermiyor. Terapide de sürekli aynı cümleler: ‘Önce kendini sev, kendinden önemli kimse…
-
Batı Psikolojisi Şükretmeye Neden Bu Kadar Önem Veriyor?
2003 yılında Amerikalı psikolog Robert Emmons ve Michael McCullough, oldukça basit ama etkileyici bir deney yaptı. Katılımcılardan her hafta yalnızca beş madde yazarak o hafta boyunca şükrettiği şeyleri listelemelerini istediler. Sadece beş cümle. Beş satır. Ama sonuçlar çarpıcıydı: Bu küçük uygulama, bireylerin hem ruhsal hem de fiziksel sağlıklarında belirgin iyileşmeler sağladı. Daha az hastalandılar, daha…