Hava kirliliği insandan kaynaklanabildiği gibi doğal yollardan da oluşabilmektedir. Doğal kirlilik kaynakları; rüzgârla taşınan toz, toprak, kum, volkanik dumanlar ve yangınlardır. İnsanın oluşturmuş olduğu hava kirliliği her şeyin önünde görünüyor. İnsanlıktan kaynaklanan hava kirlilik kaynakları ise kara taşıtları, tren ve uçak gibi ulaşım araçları, fabrika, enerji santrali gibi sanayi kuruluşları, ısınma ve yiyecek sektörüne bağlı kirlilikler, tarım ve üretim sağlayan kirlilik unsurlarıdır. Yapay kirlilik çeşitleri her geçen gün artış gösteriyor. Buna bağlı olarak yereldeki etkinlik alanı değiştikçe hava kirlilik oranı da değişiyor.
Ölçümlerde aşağıdaki tablo uluslararası geçerli sayılmaktadır.

Bu tabloya göre hava kalitesi en düşük ve havası en kirli ülkeler (kırmızı aralıkta bulunanlar); Bangladeş, Pakistan, Hindistan, Tacikistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Nepal, Mısır gibi ülkelerdir. Şehir bazında bakıldığında Uzak Doğu ülkelerindeki şehirlerin kırmızı alarm verdiği görülüyor. Ülkemizde ise genel itibariyle hava kalitesinin ortalama düzeyde (turuncu aralıkta) olduğu görülüyor. Aşağıdaki tablo Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sitesinden alınmış 2024 verileridir. Bu verilere göre havamızın ortalama düzeyde olduğunu ifade edebiliriz. Tabi daha iyi olması gerekir diye eklememiz şart.

Dünya Sağlık Örgütüne bağlı başka bir kuruluş ise yine tüm dünyada ölçüm yapmaktadır. Aşağıdaki tablodan genel duruma bakıldığında;

Ülkemizin hava kalitesi o raporda da ortalama düzeylerdedir. Fakat Isparta, Burdur, Sakarya (Hendek), Muğla (Milas), Osmaniye (Kadirli) ve İstanbul’un bazı ilçelerinde hava kalitesinin oldukça düşük seyrettiği görülüyor. Bu gibi yerlere özel ihtimam gösterilmesi gerekiyor. Kahramanmaraş’a bakıldığında ise hava kalitesinin ortalama (turuncu aralıkta 51-100 arası) olduğunu görüyoruz. Onikişubat ilçesinde 68, Dulkadiroğlu ilçesinde ise 78 ve 81 arasında hava kalitesinin sarı olduğunu belirtebiliriz. Avrupa’ya kıyasla genelde anlamda ülkemizin hava kalitesi maalesef daha kötü. Bu nedenle 0-50 aralığı olan yeşil düzeye ulaşmak için çaba sarf edilmesi gerekiyor. Ellinin altında bir değer taşıyan daha kaliteli bir hava solumak hepimizin beden ve ruh sağlığı için daha iyi olacak. Özellikle hava kalitesine önem vermemiz ve hava kalitesini yükselterek, kirliliği engellemeliyiz. Bir sonraki yazıda hava kirliliği ile sağlık ve psikoloji arasındaki ilişkiyi ele almaya çalışacağım.
Yorum bırakın