Hümanist psikoloji çağımızda birçok şeyi değiştirmiştir. Hünamizmin insanığa en büyük hediyesi liberalizmdir. Liberalizm günümüzün en önde gelen savlarından birisidir. Liberalizm ilk nüvelerini 19. yüzyılda atmıştır. 1914’e kadar korkusuzca ilerlemiş fakat I. Dünya Savaşıyla büyük bir yara almıştır. Bu süreçten sonra liberalizm kendini tam toparladı derken II. Dünya Savaşıyla büyük bir darbe daha almıştır. Her şeye rağmen hünamizme ve liberalizme karşı insanlığın inancı asla bitmemiştir. Ümitlere gem vuran diğer savlar ise sosyalizm ve kominizm olmuştur.
Savaşlar ve Soğuk savaş dönemlerinden sonra liberalizm inancı pekişmeye başlamış, bu pes etmeme durumu meyvelerini verme yoluna girmiştir. Liberalizm, başta sosyalizm ve kominizm gibi ideolojileri yıkmış, Rusya ve Çin gibi ülkeleri dahi kendine mahpus etmiştir. Bingo! “Kurtuluş Özgürlükte” sloganları dünya topraklarında yankılanmıştır. Günümüz toplumları ne kadar çok özgürse o kadar ilerleme kaydetmiştir. Buna bağlı olarak liberal ekonomi, liberal eğitim, liberal sanat, liberal bilim ve liberal siyaset ilerlemiştir.
Günümüzde ekonomik liberalliği ya da serbest ticareti reddetmek neredeyse imkansız hale gelmiştir. Cami hutbelerinde, kiliselerde ve havralarda liberal ekonominin vaazları verilmiştir. Liberal ekonomi, arz-talep yönlü üretim-tüketim ve büyüme hedefli iktisadı desteklemektedir. Dindar Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler refaha dayalı büyümeyi yüceltmiş ve hayallerini kurmuştur. Çünkü dünyada cenneti yaşamak, denenmiş sistemler içinde ancak liberallikle mümkün görülmiştir.
Liberalizm (özgürlükçülük) hümanist felsefenin bir sonucudur ya da süreçleri içindedir. Bu durum da insanmerkezli yaklaşımı ortaya çıkartmıştır. Bu yönden eğitimde öğrenci, siyasette oy veren ve ekonomide müşteri her zaman haklıdır. Sosyal bilimlerde temel mesele insanı anlamak olmuştur. Sanatta bir insanın “kaka müzesi” oluşturması bireysel bir yaratım olarak değer görmüştür. Çünkü liberalizm ve özgürlük bize bireyselliği armağan etmiştir. Kişi olmadan hiçbir şey olmadığı gibi kişiden hariç de hiçbir şey gerçekleşemez.
Psikolojiye baktığımızda hakikatten daha ziyade bireyin nasıl ve ne hissettiği en çok ilgilendiğimiz konudur. Bir kişi yanlış yapmış olsa bile psikolog “sen bu konuda yanlış yapmışsın, böyle davranman çok saçma ve haksızsın” diyemez. Liberalizm, yanlış yapan, veya saçmayan bir kişiye sadece, “bu konuda ne hissediyorsun ya da ne düşünüyorsun” diye yumuşak sorular sormaya izin vermiştir. Liberalizme göre bireysel yaşantıyı yüceltip kişinin kendinden önemli hiçbir şeyin olmadığı vurgulamak gerekmektedir. Çünkü müşteri haksız olamaz ve yanlış yapamaz.
Yorum bırakın