Roman gayet akıcı ve yalındır. Akıcı olmasının sebebi hacim olarak kısa olmasından kaynaklanıyor olabilir. Ben bir edebi eseri değerlendirirken Rus ve Türk edebiyatında sevdiğim yazarları ölçü olarak kabul ediyorum. Steinbeck, Rus ve Türk edebiyatına nazaran kısır kalmaktadır. Kitabın samimi dostluğu aktardığı iddia edilmektedir. Dostluk ve arkadaşlık romanları içinde Fareler ve İnsanlar yerlere göklere sığdırılamıyor. Bana göre dostluğu o kadar iddialı bir şekilde yansıtamamaktadır. Gayet düz betimlemelerle geçiştirmeler bulunmaktadır. Eser roman mı, novella mı yoksa tiyatro oyunu mu belli değildir. Steinbeck dahi bu konuda karar kılamamıştır. Bu konu eserin artısı mı eksisi mi karar hepimizin.
Eğer bu romana psikolojik derinliği var diyen birisi varsa edebiyatla ilgili çok da okuma yapmamış diyebilirim. Psikolojik analizlerden daha ziyade betimlemeci hikayecelik ön plana çıkmaktadır. Tabiki hikayeleri akıcı bir şekilde aktarmak da büyük bir ustalık gerektirmektedir. Bu açıdan Steinbeck’in hakkını yememek gerekmektedir.
Fareler ve İnsanlar, ruhsuz Amerikanvari romancılığın güzel bir örneğidir. Aktarımlar arasında kesiklikler bulunmaktadır. En basitinden Curley’in karısının yanlışlıkla infaz edilmesi dahi okuyucuya tam geçmemektedir. Dediğim gibi anlatımlar yalın ve akıcı fakat psikolojik olarak okuyucuya aktarımda kısırlıklar bulunmaktadır. Beni, bu değerlendirmem dolayı darağacına çıkartmak isteyen fanatikler olabilir. Bu da ancak ve ancak kutsal ve kurumsal olana olumsuz yaklaşımımdan kaynaklanıyor.
Steinbeck’in realist ve toplumcu yönünü hiçbir zaman reddedemem. Bu konuda gayet başarılı bir edebiyatçıdır. Kitabın adına neden Fareler ve İnsanlar denmiş fikrim olsa da tam olarak tespit edemedim. Her şeye rağmen okunabilir bir kitap. Amerikan klasikleri okunmalı fakat temel parametreler gözardı edilmemelidir. Edebiyat zevk işidir, bir eserden haz almanız sizin yaşamınızla ilgilidir. Hatta yetişmiş olduğunuz çevre dahi bu konuda oldukça etkilidir.
Yorum bırakın